• YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    BİR KADIN, BİR ADAM VE ŞİİR

    Sabah koşuşturmacasında ışıklarda bekleyen bir kadın, bir adam karşıda duran lambalarda kırmızı yüzlü dur dur diye yalvaran mısralardan kopmuş hayalden sıyrılmış imgeye bakıyorlardı. Hangi beyittir ki zamana dur dememiş, kolundan tutupta sürüklememiş. Işıklar göz alır ne sararmış bir yüz görür insan, ne de yeşilden sarmaşıklar ile sarılır. Yağmur yağıyormuş, şemsiyen yokmuş kime ne, sarınacağın bir kaşkol düğümü şiirin yok ise. Şiire sıcaklığını veren duygu ne gökten yağan yağmurdur, ne de gökteki bulut. Yürekten damıtılıp bal peteklerine doldurulan ne şekerdir, ne glikoz şurubu, onda ki

  • ŞİİRDE BULUŞMAK

    Hayalindeki Şiirin Peşinde Sürüklenen Adam

    Şiirin tasvirini sorsanız herkes onu bir şeye benzetebilir belki ama ben şiiri bir kadına benzetmeye çalışıyorum. Kadın bir erkek için anlaşılmaya çalışılacak varlıktır tıpkı şiir gibi;  usta şairler ne demiş : Şiir anlaşılan değil anlaşılmaya çalışılandır. Ne kadar detayına inersen ve irdelersen onda gizli olanı bulursun. İmgeler kadının ruhu gibidir her kılığa girer ama yine de yazılan ile anlatılmaya çalışılan birbirini tamamlayamaz. Anlamlı şiiri aradığınız yerde değil tesadüf ettiğiniz yerde bulursunuz. Tesadüfler sır kapısındaki mısralar gibidir. Her bir mısra sonu gelmesin de daha uzasını çağrıştırır. Dize getiremezsiniz kelimelerdeki renklerin birlikteliğini, yine de dize dize irdelersiniz renkleri ayıracakmışçasına. Konuştuğun dil ile okuduğun şiir dili arasında kadının yüreği vardır. Her ne konudan…

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Elizabeth Dönemi Lirik Şiirleri

    İngiltere’yi 1558 ve 1603 yılları arasında yöneten İngiliz kraliçesi I.Elizabeth’in damgasını vurduğu on altıncı yüzyılın ikinci yarısı,İngiliz Edebiyatı’nın Avrupa’daki Rönesans akımının etkileşimi ile ulusal bir biçim kazandığı önemli bir dönemdir. İngiliz Edebiyatı ulusal kimliğini; kültürel,sosyal ve ekonomik ilişkilerden oluşan dinamik bir ağın içinde bu dönemde kazanmaya başlar.Bu ilişkiler ağı değerlendirildiğinde,farklı kültürlerin karşılaşıp etkileşim içine girdiği gözlenir.Avrupa ülkelerine,özellikle İtalya’ya gidip buralardaki kültür ve edebiyat dünyasına tanık olan İngiliz soyluları ve devlet adamları,farklı kültürler arasındaki alışverişleri tetikleyen etkin aracılar olarak tanımlanabilir.On altıncı yüzyılda bu aracıların kurduğu etkileşim ortamının en canlı ve ilginç ürünleri kuşkusuz,daha çok saray çevresine yakın İngiliz soylularının kaleme aldığı lirik aşk şiirleridir. On altıncı yüzyılın başında,İngilizcenin Kıta Avrupası’nda  bir…

error: Content is protected !!