• ŞİİR OKULU

    Aşık Edebiyatı

    Âşık edebiyatının kaynağı, İslamiyetin kabulünden önceki Sözlü Edebiyattır. 15.yy.dan sonra gelişerek günümüze kadar ulaşmıştır. Şiirini,aşk,doğa,kahramanlık gibi konularda, sazıyla birlikte söyleyen şairlere İslâmdan önce ozan, baksı, kamoyun denilirken, İslâmın kabulünden sonra âşık ya da saz şairi denmiştir. Bu âşıkların oluşturduğu edebiyata da âşık tarzı Türk edebiyatı denir. Âşık edebiyatı şiirden ibarettir. Bu şiir din dışı bir şiirdir; âşık da denilen şairlerin kopuz, bağlama, cura tambura eşliğinde söyledikleri sözlü-besteli edebiyat türüdür. Usta-çırak ilişkisiyle yetiştirilen aşıkların çoğu okuma yazma bilmeyen ancak saz çalma ve şiir söyleme yeteneği olan kişilerdir. Âşıklar,saz şairliğini usta âşıkların yanında öğrenir,sonra onlardan mahlâs alarak diyar diyar gezmeye,ellerinde saz şiirler söylemeye başlarlar. Gelişme alanları arasında kahvehaneler,asker ocakları,kervansaraylar,bozahaneler,tekkeler,konaklar vardır. Âşık,bilgi,duygu ve becerisini yaptığı atışmalarda gösterir.Aşık şiiri diğer…

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Şairler Yalnızlığı Severler

    Yalnız kalmayı istediğiniz zamanlar ile yalnızlıktan sıkıldığınız zamanların yüzdesi nedir bilmiyorum lakin biz şairler yalnızlığın sayfalarımıza çökmüş halini hep sevmişizdir. Yalnız kalmak içimizden gelenler ile başbaşa kalmanın tarifidir.  Attila İlhan ‘ Yalnızlık ‘ şiirinde  Bu gece dağ başları kadar yalnızım  Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından ……. diyor ya o misal geceyi örteriz kalemimizin üstüne, parmaklarımızdan dökülen belki de renk renk çiçekler, sevinçler, hüzünler suretinde. Anlatamadıklarını ifade etmeye çalışır şair zor olanı başarmak gayretiyle, şiir yazabilmek lütfedilmemişse şair kula ne kuş yakalar ağzıyla, ne kısa cümleler dökülür hokkasından yazıya. Şair olmak zordur kimse şair sıfatını kendisine koymasa da, şiir yazmak ne zordur yalnız kalınmadıkça.

  • ŞİİRDE BULUŞMAK

    ŞİİR SANKİ MONO SODYUM GLUTAMAT

    Hiç dikkat ettiniz mi şiirin vurucu sesinin tınn diye ses vermesini. Şiir ruhumuza iliştirilmiş bakır teli, ucuna bir kıvılcım ver dünya aydınlansın. Şiir sözün bittiği yerde ki son varılan merciidir. Mesela muhteşem yüzyıl dizisinde her sıkıntılı anın akabinde belki bir aşk, belki bir ölüm havasında arka fondan okunan dizeler, sarayın duvarlarından ekran perdesine kulak kabartan bir yığını istemeden bile olsa etkiliyor. Muhteşem yüzyıl konu itibari her kesimde farklı yorumlar alıyor. Ben tarihin yozlaştırıldığı kanaatiyle odadan dışarı çıkıyorum. Evdekilerden izleyene engelim yok her bakış açısı kendine göre diyorum. Ben laptopumun başında sitenin güncellemesini