Bir Ölüm İlanı – Can Yücel

Bir Ölüm İlanı – Can Yücel

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

(daha&helliip;)

Özledim Seni – Can Yücel

özledim seni…
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin…
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü…
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;
ve ne kadar yumuşak
(daha&helliip;)

Anladım

ANLADIM

Can Yücel – Anladım ( Sesli Dinle )

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda
anladım.

Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..

Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım.

Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..

Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..

Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..
(daha&helliip;)

Yalnızlığa dayanırım da, Bir başınalığa asla

Yalnızlığa dayanırım da,

Bir başınalığa asla.

Yaşlanmak hoş değil duvarlara baka baka.

Bir dost göz arayışıyla,

Saat tıkırtısıyla…

Korkmam, geçinip gideriz biz mutlulukla.

Ama; “günün aydın, akşamın iyi olsun”

Diyen biri olmalı.

Bir telefon sesi çalmalı ara sıra da olsa kulağımda,

Yoksa zor değil, hiç zor değil,

Demli çayı bardakta

Karıştırıp, bir başına yudumlamak doyasıya. Ama

“çaya kaç şeker alırsın?”

(daha&helliip;)

Herşey Sende Gizli

Yerin seni çektiği kadar ağırsın

Kanatların çırpındığı kadar hafif..

Kalbinin attığı kadar canlısın

Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç…

Sevdiklerin kadar iyisin

Nefret ettiklerin kadar kötü..

Ne renk olursa olsun kaşın gözün

Karşındakinin gördüğüdür rengin..

Yaşadıklarını kar sayma:

Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;

 

Ne kadar yaşarsan yaşa,

Sevdiğin kadardır ömrün..

Gülebildiğin kada…Yerin seni çektiği kadar ağırsın

Kanatların çırpındığı kadar hafif..

(daha&helliip;)

Şiir Yazmanın Püf Noktası

Şiir Yazmanın Püf Noktası;

Şiir yazabilmenin püf noktası o anki yazma isteğinizdir.

İnsan içinde dolmuş, taşmaya meyletmiş, patlamaya ramak kalmış düşüncelerini kağıda aktarmaya karar verdiği anda gerçek en güzel şiir ortaya çıkar. İçimizde ifade edemediğimiz bir anafor misali hislerimiz vardır. Bunlar bir şekilde dışarıya çıkmak istemektedir. Bu bir Can Yücel gibi içi argo kokan ama yerinde vurgulu dize sıralaması olabilir; bir Necip Fazıl , Nazım Hikmet gibi topluma ve kendine yapılan baskılardan, insanın kendi bakış açısına göre, var olan özünden ayrılmasına göz yummayan bir mısra sıralamasını bize aktarabilir. 

Sevgiyi, öfkeyi, arzuyu, istekleri, ölümü, yaşamayı, özgürlüğü, baskıyı ve daha bir çok bastırılmış olanı en güzel bir çırpıda şiir ifade eder. 

Nice hazır cevap insanlar vardır, taşı gediğine koyar. Şiirdeki püf noktası da bir nevi taşı gediğine koyarcasına o anki duruma göre ağızdan çıkacak söz gibidir. 

Yaşamak, sevmek ve öğrenmek diye bir kitap başlığındaki gibi şiiri yazmadan önce içinizde yaşatır özümsersiniz, sonra düşüncelerinizi (daha&helliip;)

Can Yücel Hakkında

“…Ömür dediğin üç gündür, dün geldi geçti yarın meçhuldür… / O halde ömür dediğin bir gündür,o da bugündür…” diyen bir düzyazı ustası, Shakspeare’in ünlü ‘to be or not to be’ sözünü ‘bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin’ şeklinde Türkçeleştiren bir çeviri ustası, “…Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi,

Sevdiğin kadar sevileceksin…” diyen bir şair… O büyük bir usta. 

Can Yücel, kullandığı samimi diliyle Türk şiirinde yeni bir tarz ortaya koymuştur. Can Yücel, şiir anlayışını “şiir, yaşanılan dünyada (daha&helliip;)