Geçmeyen günlerin akşamından..

Tıklım tıklım yalnızım, iğne atsan yere düşmüyor demiş rahmetli Didem Madak..

Kendi ile başbaşa olmanın diğer tarifi bu olsa gerek, ah nisan, yılın en uzun ay’ı senmişsin de bundan haberim yokmuş.. Geçmez bazen saniyeler bile, zaman olduğu yere çakılır kalır misali.

Peri Kızına 18

Peri Kızına 18

dışarıda kar içeride ateş
bir adam yalnız/lık içinde

yoksun bir aşık nidasıdır
giden hatadır kalan hatalı

balmumundan bir çiçek vardı
saf beyaz solgun akşamdan kalan sabahtı

kelimelerin anlamsızlığı kaldı dizelerimde
sözler buz tutar hecelerde
örselenmiş bir sevgin kaldı aklımın bir köşesinde

şizofren kelimelerdir zihnimden çıkmaya çalışan
korkuları yok eden… kedi gibi zaman
rüyalardaki geçmişe saplanmış… aşk… kalan yıpranan

ne ayrılıklar vardır takvim yapraklarına yazılmış
ne şiirler vardır dilden dile dolaşmış
ne sevdalar vardır destan olup masallaşmış

bir şey anlatmak için
kaç müsvedde harcıyorum (daha&helliip;)

Şiir Trajedisi

Yürü be yüreğim şiir üstüne, şiirler neden hep aşk üstüne. Neyini kaybetmiş şu kalp, şu yürek hangi yardan hangi yaratılandan uzak düşmüş diline dolamış bir kaç dize alt alta sıralamış. Şiire sarılan kıvrım kıvrım yürektir. Yürekte büyüyen çiçektir. Çiçeğin üzerinde dolanan ya arıdır ya böcektir. Kimi sevdiğinden döner üstünde çiçeğin, kimi huylandırmak için döner üstünde bıktırılmış yüreğin.

Var olmak yok olmaya eş değilken, seni rahatsız edenle rahatsız etmeyen, bir araya gelmişse eğer, hele ki biri karga misali şiir seranatına giriyorken, diğeri bir kanarya misali beyitlerini zihninden yüreğine su misali yürütürken, hangi (daha&helliip;)

Bugün Cuma

Rahmetin rahmete nakşolunduğu bir cuma sabahına uyandım. Yağmur yağan göklerin altında bir yüz yıkama edası ile ıslandım. Her hayrın başı bu cuma gününde ellerimi göklere kaldırdım. Yaşam bir çiçek gibi boy atmak ise kokusunda yol almak ne güzel bir saadettir sevgi var ise. Yürekler tutuşur elemden uzak dostluğa kardeşliğe. Bir ırmak uyanır sabahın erken saatlerinde kurna başlarında. Abdest alıp huşuya varacaklardır belki de az sonra. Yitik bir duygudur huzur, inanmıyorsan eğer. Kalp bir Allah’a varınca huzura erer. Göz pınarları akar akar akar yürekte kalmaz ne kibir (daha&helliip;)

Anneler Ölmez ki

Anneler günü gelirken en çok da annesiz olanların yüreği daha bir ateş gibi yanmaya başlar. O günden önce mezarlıklara gidilir. Mermerler yıkanır, toprak sulanır. Ertesi güne hazırlıklar başlar renk renk toprağa ekilecek çiçekler alınır toprak sulandığından onları o gün ekmek çok daha zahmetsiz olacaktır. Annelerinin sert toprak darbesinden sarsılmasına gönül elvermez. Bilirler ki anneleri yaşasaydı evini temizler, kurabiyelerini hazırlar onları en güzel kıyafetleri ile beklerdi. Bu yüzden o günün öncesi mermerler yıkanmış tertemiz bırakılmıştır.

Sabah erkenden kalkılıp kahvaltı hazırlanır. Büyük bir heyecanla kahvaltı yapılıp, kuranlar, cüzler, baş örtüleri, zemzemler, gül suları (daha&helliip;)

Asla

İnsan kaldım, ağlamaktan hiç utanmadım.
En büyük savaşım kendimle oldu, en çok kendimi yaraladım.
Öğrendikçe azaldım, azaldıkça yeniden var oldum.
Mevsimler gibi öldükçe yeniden yaşamayı öğrendi hayat ağacım.
Çiçekleri fark ettim, ezip geçemedim.
An için yarını öldüremedim, yarından korkarak da o anı.
Sevmeyi öğrendim karşılık beklemeden.