• ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Güzel ve Çirkin

    Benim de bir insan tarafım vardı Bakma böyle kötü olduğuma Benim de dileklerim vardı Benim de bir beklediğim vardı yaşamaktan Yeter artık vurma yüzüme çirkinliğimi Her gün bir kadın ağlar benim yüzümde Büyük dertler için benim ellerim Anlamıyor musun Sen sevildiğin için güzelsin bu kadar Ben sevilmediğimden böyle çirkinim”   ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN

  • EN GÜZEL ŞİİRLER

    Her Şey Sende Gizli – Can Yücel

    Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç… Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;   Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi,   Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı…

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Şiir ve Ölüm

    Ölüm ertesi olan, olacak olan gelmesi vaki olandır. Ne kadar şiir gibi yaşayın bir gün son dizeleriniz birileri tarafından okunacak lakin siz duyamayacaksınız.  Yaşamak kadar ölmekte normal karşılansa da ölüm hep ardımda neler bırakacağım düşüncesinden sizi koparamaz. Attila İlhan şiirinin bir dizesinde : ‘Sevmek için geç ölmek için erken’  diyor.   Hangisinin hangi zamanda geleceğini bilemediğimiz döngü sarar bizi. Yaşamak ille de yaşamak deriz hep. Nasıl yaşarsından ziyade nasıl ölürsün kısmı çok önemlidir.  Bir şairin ardında kalanlar çoğu zaman hayata geçiremediği müsvette taslak halindeki karalamalarıdır. Ne çok yazar şair ama hepsini koymaz sayfalarına dinlendirir, olgunlaştırır her bir satırını. Şairin okuyucuya saygısı hiç bir romancı da yoktur. Neden mi çünkü kısa…

  • EN GÜZEL ŞİİRLER

    Fikirsiz Şiir

    Fikirsiz Hayat huzmesi düşer göz diplerinize Baktıkça Saten elbise gibi sarar nazenin tenini Fütursuzca asar, dilsiz yanlarını Gün değmemiş içinde ki darağacına   An(a)sız piç doğar gecenin koynunda Aklın döl yatağından   Keşişleme düşen yağmur tanesinde mevsim Toprakta zambak kokusu Ölüm ertesi Cürümsüz ruh tütsülenir gök/yüzüne     Ve Siz hiç bitmediniz!   Diş etinden dökülür külleri Yangında pişen ateşin Karın deştiren güncesi   Diriliş……/   Top yekün zanlı     -Elde var hayat-   Tutuklu   Akıl sağlığı………./   Ümmü AŞCI

  • ŞİİR OKULU

    CEVAT ÇAPAN

      18 Ocak 1933’te İstanbul Darıca’da doğdu. 1953’te Robert Kolej’i bitirdi. İngiltere’de Cambridge Üniversitesi İngiliz Edebiyatı bölümünü 1956’da tamamladı. İstanbul Üniversitesi’nde 1968’de doçent, 1975’te profesör oldu. Çeşitli üniversitelerde görev yaptı. 1981-1982’de Amerika’da bulundu. Devlet Tiyatroları Edebi Kurul Başkanlığı, ansiklopediler ve yayınevlerinde danışmanlık yaptı.

  • ŞİİRLERİM

    Huzur

    Günlerden perşembe hafta sonuna az kaldı.İş hayatı olmazsa olmazlarımızdandır bu kelime gibi uzun uzun yazılıpta sonlanmayacakmış gibi,yine de göğüs gereriz sanki hafta sonu farklı bir hayat olacakmış gibi. Kimimize hafta içi ile hafta sonu aynıdır.İşteki stres ve evdeki stres,hangisinden kurtulacağını bilemezsin.Tuzu kuru olan azdır,değme keyfime diyecek sorumluluk almayan kişileri görmekte mümkündür.Hatta bazılarımıza iş hayatı kaçış yeridir.Sizi sıkmak istemezdim,yazı sanki ne mutlu hafta sonu geliyora bağlanacak gibiydi değil mi?Özür dilerim hayat olabildiğine gerçek ve biz olabildiğince içindeyiz. saatin sekiz olması kimine verir huzur uykusunu bölmeden uyur da uyur kimine de verir huzur

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Yalnız Bir Opera * Murathan Mungan

    Ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda Yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim Oysa bilmediğin birşey vardı sevgilim Ben sende bütün aşklarımı temize çektim   İmrendiğin, öfkelendiğin Kızdığın, ya da kıskandığın diyelim Yani yaşamışlık sandığın Geçmişim Dile dökülmeyenin tenhalığında Kaçırılan bakışlarda Gündeliğin başıboş ayrıntılarında Zaman zaman geri tepip duruyordu. Ve elbet üzerinde durulmuyordu. Sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, Biraz daha fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim. Başlangıçta doğruydu belki. Sıradan bir serüven, rastgele bir ilişki gibi başlayıp, Günden güne hayatıma yayılan, varlığımı ele geçiren, Büyüyüp kök salan bir aşka bedellendin. Ve hala bilmiyordun sevgilim Ben sende bütün aşklarımı temize çektim Anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana Bütün kazananlar gibi Terk…

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Şiirin Gerçek Sultanları

    Müzik ve ritmini şairlerin düzenlediği sözcüklerin dansıdır şiir. Duygu ve düşüncelerin ifade gücü ve kalem yardımıyla kâğıda izdüşümüdür. Şairin mânâsına gelince o da; sözcükleri duygu ile yoğurup, kalemiyle açıp, yüreğinde pişirerek şiiri olgunlaştıran kişi olarak yer bulur benim lügatimde. Yani oldukça zor bir iştir şair olmak. Zihnine ekilmiş tohumları kalbinin sesiyle sulayıp, duasıyla harmanlayıp dile getirebilen ve hatta kâğıda döken kişi olmak. Hele bir de erkek egemenliğinin hâkim olduğu bir dönemde; bundan yüzyıllarca öncesinde kadın kimliği ile şair olmak… Şiir yazmak incelik ve sevgi ister, duygu ister, yürek ister. Gönülden kaleme, kalemden kâğıda yol ister. Şairliği neden duygu yüklü kadınlardan çok erkekler sahiplenmiştir bilinmez fakat o dönemlerde kadınların büyük çabalar…

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    1980 Sonrası Türk Şiiri

    1980’li yıllara geldiğimizde, bu yılların genç şairleri olarak ilk dikkati çekenler Yaşar Miraç, Ozan Telli, Abdülkadir Bulut ve Ahmet Ada oluyor. Bu şairlerin özelliği halk şiirinden, dilinden ve kültüründen yararlanmalarıdır. Yaşar Miraç, Trabzonlu Delikanlı; Ozan Telli, Şahince adlı şiir kitaplarını bu yılların başında yayımlayarak geniş bir okuyucu kitlesini etkileyip, aynı çizgide yazdıkları şiirlerini yayımlamayı sürdürmüşlerdir. Ahmet Ada Taş Plak Gazeller’le günümüze geldiği gibi, Abdülkadir Bulut’un şiirleri ölümünden sonra Ülkemin Şiir Atlası adıyla yayımlanmıştır. 80’li yıllarda genelde, değişik bakış açılarıyla toplumun acılarını yansıtmakla