• ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    Üz’günüm..(K’ayıplarımıza)

      Şiir değil acıyı ekliyorum sevgili site’m! Şiir değil gencecik bedenlerin uğurlanışı yeryüzü denilen cehennemden.. Kor öfkemin yaslı harflerini diziyorum kurşuna. Tükürüyorum lanet olası zebanilerin yüzüne. Dinmiyor öfkem!! Ki detaylarına inince ne kadar da çirkin dünya ve oysa detaylara inilince nasıl da güzeldi dünya.. Üz’günüm Allahım!!! … Z. Nâr …………..

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Şairler Yalnızlığı Severler

    Yalnız kalmayı istediğiniz zamanlar ile yalnızlıktan sıkıldığınız zamanların yüzdesi nedir bilmiyorum lakin biz şairler yalnızlığın sayfalarımıza çökmüş halini hep sevmişizdir. Yalnız kalmak içimizden gelenler ile başbaşa kalmanın tarifidir.  Attila İlhan ‘ Yalnızlık ‘ şiirinde  Bu gece dağ başları kadar yalnızım  Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından ……. diyor ya o misal geceyi örteriz kalemimizin üstüne, parmaklarımızdan dökülen belki de renk renk çiçekler, sevinçler, hüzünler suretinde. Anlatamadıklarını ifade etmeye çalışır şair zor olanı başarmak gayretiyle, şiir yazabilmek lütfedilmemişse şair kula ne kuş yakalar ağzıyla, ne kısa cümleler dökülür hokkasından yazıya. Şair olmak zordur kimse şair sıfatını kendisine koymasa da, şiir yazmak ne zordur yalnız kalınmadıkça.

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    ŞİİRİN YAZIM KURALLARI DÜZ YAZIDAN FARKLIDIR!

    Dilbilgisi, imla ve yazım kuralları, noktalama işaretleri gibi, düz yazının didaktik çerçevesini çizen yazın öğelerinin şiire dayatılmasının, şiirsi aşkınlığın bunlarla sınırlandırılmasının yanlış olduğunu düşünüyorum. Bence, her şiire ve her şaire özel, didaktik düz yazıdan ayrışan “şiir yazım kuralları”, hatta “noktalama işaretlerinin şiirsi kullanımları” vardır! Olmalıdır! Birçok şair bu görüşe karşı çıkabilir; kimisi öyle der, kimisi böyle… Ancak hemen herkesin ortak görüşü, her şaire ‘özel’ bir takım ‘şiir yazım kuralları’ olduğudur.   Şiir, didaktik düz yazı gibi düşünceleri ifade etmekten çok, akıp giden bir duygu selinde yazılır. Kuramsal, kavramsal olmadığından, şiir düşünceyle, düşünme eylemiyle, konsantrasyonla filan yazılmaz! “Söz” gelir, kendi seçeceği sözcükleri