BERLİN’DE HAYAT

Sevgili Günlük…

Günlerden gurbet, aylardan gurbet, saatlerden hatta saliselerden gurbet dediğim bir gün daha..

“Doğduğun yer değil doyduğun yer” derdi babaannem.. Nerde ekmek varsa teknemizi oraya götürürüz misâli..

Dolmabahçe’den Boğaz Temaşası

imperiaflex_0_20_0

Şu anda İstanbul Dolmabahçe camine yüksekten bakan bir plazadan boğazı seyrediyorum.

Hava pırıl pırıl, güneş tüm ışıklarını denizin maviliğine sermiş daha ak pak olsun diye dalgalarında yıkıyor besbelli, deniz gümüşle aydınlığın buluşmasının coşkunluğunda kendisini ayna karşısında süslenen bakımlı bir bayan gibi hissediyor herhalde. O ışıltının orta yerinde, kıyısında, uzağında büyüklü küçüklü motorlar, vapurlar, yük gemileri koşuşturma içinde.

Hayat huzur anında bir makas gibi kesiyor dünden kalan huzursuzlukları, bu güzel manzaranın gölgesinde kalarak, Şair Sedat Umran bir şiirinde

‘ Makas olaydım / Bölerdim uzayan can sıkıntısını / Umutlarımı, ürkekliğimi, yalnızlığımı da / Ölümümü kendime göre keser biçerdim’ diye ne güzel anlatmış değil mi ?

Yaşamak ve varolmanın geç saatlerine ulaşmadan önce anların kısa tebessümlerini yakalamak benimkisi.

Dün kasvetli olan deniz, şimdi alabildiğine kahkahalar atıyor kendince, beni de kendisine ortak ediyor görmeden, bilmeden.

Şu anda İstanbul’un anlam dolu sevgilisine bakarken 1226-1312 yıllarında yaşamış olan şair sultan Veled’in şu (daha&helliip;)

Değişim Rüzgarı

Yine bir görsel değişikliği ve ben yine aynı ben 🙂 Renk aşığı bir şiir sitesi çabaları bu 🙂

Hayat çok değişken ve biz bu değişkenlikte sadece evlerimizi yazlık, kışlık olarak değiştirmekteyiz. Bekar iseniz ve anne baba iç güdümünde yaşıyorsanız ben evimi şu şekilde dizayn edeceğim diyorsunuzdur. Evlendiğinizde ise ya eşinizin güdümünde kalırsınız yada maddi zorlukların güdümünde.

Hep değiştirmek isteriz birşeyleri ama değiştirebildiklerimiz kılık kıyafet, bazen de fikirlerimiz olur. Kadınlar neden o kadar çok çeşit ayakkabı alırlar yada erkekler güzel kokabilmek adına bir sürü parfümler.

Düşünün haddini aşmış olsa da gezi parkı olayları da bir değişim yapabilmek içindi, provakatörler olmasa. İçimizden geldiği gibi yaşamamızı engelleyen ne kadar çok engelle karşılaşırız. Okuyorsanız kılık kıyafet özgürlüğü istersiniz ve önümüzdeki sene buna kavuşacaksınız yine de farklı bir özgürlüğe takılacaksınız.

Şairleri şiirlerinin çeşitliliği ile severiz. Bir şairde eksik kalan duygumuzu diğerindeki farklı tema ile tamamlarız. Her ne kadar bir görüşe sahip olsanız da farklı bir görüşe sahip şairin şiirinden zevk alabiliriz. Bu (daha&helliip;)

Çay Simit ve Hayat

Bu sabah havanın güzelliğinde araçların yola çıkmadıkları erken temiz havalı saatlerde parkta yürüyüşe çıktım. Geçen bir arkadaşım bahsetmişti ben erkenden kalkar yürürüm sonra eve gelir işlerimi hallederim bakarım saat 9:00.

Onun gibi yapamasam da sabahın bol oksijenli dakikalarında yürüdüm, parklardaki aletleri kullandım ve eve gitmeden bir tam tahıllı simit ve kaşar ile kahvaltımı yaptım. Şimdi mis gibi tavşan kanı çayımı keyif misali içmeye eve dönüyorum. Hayat elimizden gündüzün iş vakitlerinde uçup gidiyor ne olduğumuzu anlamadan değil (daha&helliip;)

İlkbahar

Nisan, yağmurların üstümüze bıraktığı yeniden doğuş esintisidir. Yeniden uyanıştır o kar soğuklarından kurtulup güneşin altında üstümüzdeki buzları çözdürmeye çalıştığımız.

Yılbaşları ilkbaharda olmalıydı ,hayatın yeniden doğup uyandığı, çiçeklerin, mini mini kediciklerin hayata gülümsediği zamanlar değil mi bu zamanlar. Sabah uyandığında güneşi buyur edercesine açmaz mıyız perdelerimizi, kahvaltıya daha bir keyifle oturmaz mıyız, hafif bir esinti altında kahvelerimizi yudumlamaz mıyız serçelerin cıvıltıları altında. Üstümüze düşen yorgunluk yeniden doğuşun ilk (daha&helliip;)

Ölümüm Kıyısındaki Işık..Mavi Düşüm…

 Yaşamın ortasında hatta içindeyken ölüm, bir…düşünce olarak saklıydı dimağımda…

Öleceğimi elbet biliyordum her inançlı insan gibi. Ancak bu kadar kısa sürede tanışacağım hiç usuma gelmemişti.

Oysa şimdi; ölümün kıyısından yaşam denilen deltaya bakıyordum. Özlemle ve umutsuzca…

Şimdi ölümün o soğuk nefesini tüm benliğimde hissetmekteydim. Usumdan çıkmış bedenimi sarmıştı. Ve rüzgârı öyle bir esiyordu ki beni esrek yapmıştı. Bu esreklikle dipsiz bir dehlize düşmek üzereydim.

Oyundaki taşlar yer değiştirmişti Mat olmuştum. Çocukluğumda oynanan sek sek (daha&helliip;)

ŞİİR BİR İHTİYAÇTIR

imagesCAIA23UV

Şiir bizi hakikate yaklaştırır

ve

bize  sadece yirmidört saatlik günlerden ibaret olmayan büyük hadiselerle dolu olan bir alemde yaşadığımızı hatırlatır.

Şiirin vazifesi, insanların hayatını daha dolu, daha gerçek yapmaktır. Şiir kişileri, hayatın, dünyanın ve kainatın sırları peşinde koşturacaktır.

Bazı tenkitçiler sanatın hayattan bir kurtuluş olduğunu söylemeyi yeter sayarlar. Halbuki sanat sadece hayatın dışına doğru değil, aynı zamanda hayatın içine doğruda bir kurtuluştur; nitekim bu ikinci hale yol açmadığı takdirde birincisinin zaten değeri yoktur.

Eğer şairler başka bir uydurma dünya, sunmakla yetinselerdi, uyuşturucu ilaçlar (daha&helliip;)

BİR RÜYA

Ben 11 yaşında bir yazar adayı olarak buradayım. Adım Yağmur…

Şimdi aklıma gelen bir kaç kelimeden bir yazı ortaya çıkarmaya çalışacağım. Biraz büyük gibi, birazda yaşım gibi yazcam. Umarım beğenir ve güzel yorumlar yazarsınız 🙂

İşte Kelimeler :

Hayat * Şair * Yazar * Şiir * Deniz * Gül * Çikolata * Çilek * İstanbul * Göz * Arkadaş * Çocuk * Kalem * Kahve * Akşam * Pembe * Rüya * İlham

Bir gün hayatın anlamını şiirlerde aramaya başlayan bir adam ben de şair veya yazar olabilirim demiş. Küçük başlangıçlarla bir kitap çıkartmış. Bir gün gözlerini (daha&helliip;)

YAŞAMAK

Esiyor rüzgar

Doğu,Batı

Hazan Yağmuru

Bir damla düşer

Yazılı içinde cümle

Umut ve Umut

Perde belirir sahnede umutlar…

Başrol sensin

Sahnede

Gam yüklü Hayat,

Bilirsin yalnızlığın adını

Yaşarken ölümü yaşamak

Yaşayabilmek

(daha&helliip;)