• ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    Bir kadın yazar size İyi bir hikaye hazırlamak için beş ipucu veriyor

    Bir kadın yazar size İyi bir hikaye hazırlamak için beş ipucu veriyor : 1. Türü kucaklayın . Asla bunu yüksek bahisli siyasi gerilim ya da cinayet gizeminden daha az layık görmeyin. Jane Eyre , Zeytin Kitteridge , El Kadınları Masalı’nda Reddetti , Küçük Kadınlardaki Jo , hatta Rüzgar’ın Scarlett O’Hara’sı ve arkadaşı Melanie Hamilton’la birlikte olan güçlü romanlar sayfalarında tanıştığınız fantastik kadın karakterlerini düşünün .  Bunlar zayıf kadın değil. Hayatları sıkıcı değil. Önemli olanı kendi ellerine alıyor ve kendi geleceklerini şekillendiriyorlar. Genellikle erkekler tarafından tehlikeye düşürülerek sonuçta hakim olurlar. Bilmediğiniz bazı kadın yazarları okuyun.  İnanın bana, bunlar size ilham kaynağı olacak ! 2. Ayar üzerine odaklanın . Kahramanlarım için ev onların hayat niteliğini gösterir. Evler benim için çok önemlidir – odaların nasıl düzenlendiği, pencerelerin nasıl olduğu, pencerelerinden nelerin göründüğü vb. Banliyö veya kırsal yerleşimi tercih ederim, ancak…

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Şiire Dair Düşlerim Var

    Edebiyat sitesi diye açılan bir çok sitede makale, hikaye, deneme gibi yazılardan çok şiir ilgi görmektedir. Çoğu şiir aşk üzerine yada elem, keder üzerine olmaktadır. Acıyı simgeleyen Tv dizilerinde olduğu gibi bu tip şiirlerde yazım açısından çok popülerdir. Biz gözyaşını seviyoruz. Toplumsal açıdan çok neşeli bir tanımlamamız olsa da ağlamaya yatkınız.

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    İpek Böceği ve Biz

    Yüksek çözünürlüklü bir hayatın içinden merhaba değerli okurlarım. Hayat acısıyla tatlısıyla bizi nasıl da sarmalıyor değil mi ? Bir ipek böceği misali anlamlar birikiyor yüreğimizden tenimize kadar ve biz hangi düşünceden hangi düşünceye savruluyoruz. O ipek böceğinin kozası gibidir düşüncelerimiz, duygularımız, hedeflerimiz, elde ettiklerimiz. Bir gün üstümüzden çıkarıp uzaklaşacağız o can tenimizden ve bizden geriye kalan yaşadıklarımız olacak. İpek böceği kozası hayata değer katmadan önce özel odalarda muhafaza edilir. Özel işlemler ile iplik olur, renklenir, kesilir, biçilir, dokunur ve kullanılır. İpek böceğinin

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    ŞİİRİN LİSANI

    Şiirin güzel sanatlar arasında garip bir talihi vardır. Örgüsünü veren yani lisan itibariyle hemen herkes için olan bu sanat gene bu yüzden hudutları en dar olan sanattır. Yazıldıkları dilden gayrı söz dillere tercümeleri mümkündür. Bir Balzac veya Zola türkçede,çincede, çekçede tercümenin iyiliği nisbetinde artan bir zevkle daima okunabilir. Yalnız şiirdir ki yazıldığı lisanın malıdır. O lisanda okunmak şartiyle güzelliklerine sahiptir, vardır. Çünkü şiir dilin özüdür,

  • ŞİİRDE BULUŞMAK

    Şiir Sesli Susma Hikayesidir

    Ne o sessizce benim sessizliğimi bozmamımı bekliyorsun.Sessizlik bir ifade tarzı bence,dille anlatılamayanların ifadeler ile anlatılma biçimi desem gelecek misin yanıma.Sen hiç bana sokulamadın.Hep uzak durup beni seyredip yazdıklarımı okumamı dinledin.Oysa seninde birkaç dize konuşmanı çok isterdim. sokakların gün batınca neden boşaldığını ve yüreğimin neden kabardığını bilmiyorum

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Ümit Yaşar Oğuzcan Kimdir ?

    22 Ağustos 1926’da Tarsus’ta doğdu. 4 Kasım 1984’te İstanbul’da yaşamını yitirdi. 1845’te Eskişehir Ticaret Lisesi’ni bitirdi. Osmanlı Bankası ve Türkiye İş Bankası’nda çalıştı. 1977’de İş Bankası Halka İlişkiler Müdür Yardımcılığı görevinde iken emekliye ayrıldı. İstanbul’da kendi adını taşıyan bir sanat galerisi kurdu. Bir süre yayıncılık yaptı ve Akbank Genel Müdürlüğü Krediler Servisi’nde çalıştı. Yaşamının son döneminde mizah dergisi “Çarşaf”ta mizah şiirleri yazdı. İlk şiiri 1942’de Eskişehir’de yayınlanan “Kocatepe” gazetesinde yayınlandı. Daha sonra Yedigün, Varlık, Büyük Doğu gibi dergilerde yayınlanan şiirleriyle tanındı. İlk şiir kitabı “İnsanoğlu” 1947’de basıldı. Zamanla geniş kitlelerin okuyup hayranlık duyduğu bir aşk ve ölüm şairi olarak tanındı. Şiirlerinde Faruk Nafiz Çamlıbel duyarlılığı görülür. 1973’de büyük oğlu Vedat’ın…