• ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    İnsan..

    Beş dakikalık bir zevk sonucunda aktığımız hayatta, Beşiğimizi tıngırdatıp yüklemeye çalıştığımız anlamda, O kadar saf o kadar temiz ve berrak sularda, İnsan… Kıçımıza bir hemşirenin vurmasıyla ilk ağlayışlarımızın, Masumiyeti gider zaman su gibi aktığında, Ağlar bir dediği hemen olmayınca, İnsan… Kah evin önünde kah eve yakın parklarda, Tanışıp kaynaşır masumca komşunun çocuklarınla, Oynanan ilk oyunlarında öğrenir oyun oynamayı hayata, İnsan… Anne kucağından düşer ilim ocağına, Ağlamasıyla ana yüreği nöbettedir okulda, Kaynaşırsa arkadaşlarınla ilk satışı anasına, İnsan… Bir filozoftan farkı yoktur sorgulamakta, Sorularının sayısı artar zamanla, Karşı cinsle ilk iletişiminde dikkati farklılıklarda, İnsan… Soruları azalır zihni dolmaya başladıkça, Karnı toktur artık öcü diye korkutmalara, Sever,kendini bulur peri masallarında, İnsan… Sever,aşkın ne…

  • ŞİİRLERİM

    İnsan Lisan Aksan

    İnsan Lisan Aksan insanları hiç anlayamıyor insan lisan aynı insan farklı oluyor ağızdan çıkan ile insan insanı anlatamayan farklı lisan deriz ya lisanını bir anlasam anlasa sanki farklı olacak insan lisana karışır bir de aksan aksanı anlayana kadar yorgun düşer insan aksan ile lisan etmiyor çoğu kere bir insan lisan iyi aksan kötü ise yok onda ihsan

  • ÜNLÜ ŞAİRLERDEN ŞİİRLER

    Safahat ve Mehmet Akif Ersoy Yaşıyor

    Bana sor sevgili kar’i, sana ben söyleyeyim; Ne hüviyette şu karşında duran eş’arım. Bir yığın söz ki, samimiyyeti ancak hüneri, Ne tasannu bilirim, çünkü, ne san’atkarım. Şi’r için gözyaşı derler, onu bilmem, yalnız, Aczimin giryesidir bence bütün asarım! Ağlarım,ağtalamam; hissederim, söyleyemem; Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bizarım! Oku, şâyed sana bir hisli yürek lazımsa ******* HASTA – Bence Doktor, onu siz soyarak dinleyiniz ; Hastalık çünkü değil öyle ehemmiyetsiz. Sade bir nezlei sadriyyemi illet ?  Nerede ? Çocuğun hali fenalaştı son günlerde , Ameliyata çıkarken sınıf on gün evvel , Bu da gelmez mi ? Dedim ” Kim dedi , oğlum sana gel ? Nöbet üstünde adam kaçmalı yorgunluktan…

  • ÜYE : KARDELEN

    ELMAYI SEVMEK

    ELMAYI SEVMEK Bazen kırılırsınız insanlara. Kabuğunuza çekilirsiniz Nedense insanlar çoğu kez sizi hep elde var sayarlar Sizin omzunuzda ağlarlar. Evinizi yüreğinizi açarsınız başları sıkıştığında Elinizden geldiğini ,yüreğinizin yettiğini verirsiniz Hiç düşünmeden karşılık beklemeden. Ne üzücü ki! Karlı kışlar biter bahar gelir Elini sımsıkı tuttuklarnızın Yüreğinize işlediklerinizin yaşamlarına Artık ağlama duvarına gerek kalmamıştır Ve içiniz acır Sizi bir çırpıda silip Başkaları ile güldüklerinde Sizi unutup,arkalarını dönüp İyi gün dostlarınla zaman geçirdiklerinde İşte böyle zamanlarda Kurşuna dizilir iyi niyetiniz Kış uykusuna yatar samimiyete inancınız Yine de birkaç sürgün Gün gelir başak verir insanlığın Ne demiş NAZIM ‘’Yani sen elmayı seviyorsun diye Elmanın da seni sevmesi şart mı?’’ Ve o an anlarsın Sen…

  • ÜNLÜ ŞAİRLERDEN ÖZLÜ SÖZLER

    Arthur Haulot Şair İçin Diyor ki

    Arthur Haulot Şair İçin Diyor ki Şair olmak isteyen bir insanın herşeyden önce kendi kendisini öğrenmesi gerekir. Şair, duygularını uzun, sonsuz, mantıklı bir biçimde kurallardan kurtararak gören kişi olur. Yaratılış icabı anlaşılmaz şiirler yazan sihirbaz şairler yanında sade, kardeşçe bir söyleyişle yalnız bir seçkinler çölüne değil, insana seslenen şairlerin çoğalması zamanı gelmiştir artık. ARTHUR HAULOT

  • EN GÜZEL ŞİİRLER

    Köşe – Sezai Karakoç

    Sen geldin ve benim deli köşemde durdun Bulutlar geldi ve üstünde durdu Merhametin ta kendisiydi gözlerin Merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu Bulutlar geldi altında durduk   Konuştun güneşi hatırlıyordum Gariptin yepyeni bir sesin vardı Bu ses öyle benim öyle yabancı Bu ses saçlarımı ıslatan sessiz bir kardı   Dişlerin öpülen çocuk yüzleri Güneşeaçılan küçük aynalar Sert içkiler keskin kokular dislerin İçinden geçilen küçük aynalar   Ve güldün rengârenk yağmurlar yağdı İnsanı ağlatan yağmurlar yağdı Yaralı bir ceylan gözleri kadar sıcak Yaralı bir ceylan kalbi gibi içli bir sesin vardı   Sen geldin benim deli köşemde durdun Bulutlar geldi üstünde durdu Merhametin ta kendisiydi gözlerin   (1954, Mayıs)  – Sezai…

  • EN GÜZEL ŞİİRLER

    Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni – Nazım Hikmet

    Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni – Nazım Hikmet Ne güzel şey hatırlamak seni: ölüm ve zafer haberleri içinden, hapiste ve yaşım kırkı geçmiş iken…   Ne güzel şey hatırlamak seni: bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin ve saçlarında vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının… İçimde ikinci bir insan gibidir seni sevmek saadeti… Parmakların ucunda kalan kokusu sarduya yaprağının,

  • ŞİİR POETİKASI

    Çıkmazın Güzelliği  Turgut Uyar

    Şiirin, -üstelik insanın kendi şiirinin- çıkmazda olduğunun bilincine varmaktır. Bu çıkmazın bilincine varmak biraz da çözmek demektir onu.        Şiirimiz, (-) dolayısıyle edebiyatımız, çünkü ülkemizde edebiyatın, hattâ bazı ölçülerde toplumun birçok sorunları açık kapalı, şiirde tartışılır, şiirde çözülür yahut çözülmez veya bu sorunlardan şiirde vazgeçilir. Belki de sağlam düşünce zeminleri kurulmamış bütün ülkelerde böyledir bu. (-) gerçekten bir çıkmazdadır. Nasıl ki Nâzım sonrasında da, Orhan Veli sonrasında da çıkmazda idi. Çünkü şiirin çıkmazı, yukarda değindiğimiz sebepten insanın çıkmazına, toplumun çıkmazına sıkı sıkıya bağlıydı ülkemizde. (Belki de bir bakıma şiirin görevi hep çıkmazda olmaktır. Rahat işleyen şiir kuşku vermelidir. Belki yaşanandan geride kalmıştır onun için. Divan şiiri hiç çıkmaza düşmedi.…

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Şiir ve Ölüm

    Ölüm ertesi olan, olacak olan gelmesi vaki olandır. Ne kadar şiir gibi yaşayın bir gün son dizeleriniz birileri tarafından okunacak lakin siz duyamayacaksınız.  Yaşamak kadar ölmekte normal karşılansa da ölüm hep ardımda neler bırakacağım düşüncesinden sizi koparamaz. Attila İlhan şiirinin bir dizesinde : ‘Sevmek için geç ölmek için erken’  diyor.   Hangisinin hangi zamanda geleceğini bilemediğimiz döngü sarar bizi. Yaşamak ille de yaşamak deriz hep. Nasıl yaşarsından ziyade nasıl ölürsün kısmı çok önemlidir.  Bir şairin ardında kalanlar çoğu zaman hayata geçiremediği müsvette taslak halindeki karalamalarıdır. Ne çok yazar şair ama hepsini koymaz sayfalarına dinlendirir, olgunlaştırır her bir satırını. Şairin okuyucuya saygısı hiç bir romancı da yoktur. Neden mi çünkü kısa…

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Şiir Gibi Yaşamak

    Ayrılık vakti oyunun sonudur.Severek oynanılan her oyun bir nihayet ile biter. Sabah başlasanız akşam, akşam başlasanız sabah biter. Yaşadıklarınız ile o an içindeki hatıralarınız bitmez. Bugün bir yerde gezi üzerine yazı okuyordum. Yazıda anlatan kişi ben daha önceleri yaşadığım ve gördüğüm mekanların resmini çeker bazen de filme alırdım diyor. Bir gün şöyle düşündüm yaşananları neden film karelerine sabitlemeye çalışırken o anı yaşayamıyorum. Kendimi o an’a sabitleyemiyorum. Tüm kayıtları ve o hatıraları zihnime kaydetsem. Yaşadıklarımı anlatarak çoğaltsam, anlatılarak çoğaltılan daha da kalıcı olmaz mı diyerek resim karelerine son verip zihin haritalarını oluşturmaya başlamış.  Yaşamak bir oyun gibi değil mi bir şarkıda diyor ya yaşamak dönme dolap gibidir, onunda iniş ve çıkışları…

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    17 Ağustos Depremi

    Olmak yada olmamak işte asıl mesele bu… Neyin olacağını kestiremediğimiz bir dünya üstünde yaşıyoruz. Yaşadığımız şu evrene kıyasla küçücük dünyada nice canlar kendi daha da küçük dünyalarında nice büyük depremler yaşıyor. Hiçbirimizin, hiçbirimizden maalesef haberi yok. Yaşadığımız bu depremlerden haberi olmayan bizler daha büyük bir depremle sarsılmıştık 17 Ağustos 2009’da ve herkes o depremi yüreklerinde kendi depremlerinin içinde yıkılarak duydu, hissetti. Kimsenin başka bir kimsenin hissettiği acıyı bilememesi gibi bu depremde de bizim başkası ile ölçülemeyecek yıkımlarımız oldu. Yaşamak, ölüm gelene kadar bize verilmiş değerli bir haktır. Bu hakkı kelimeler ile ifade etmenin mümkün olmadığı zamanlarda yaşarız. Yaşadıklarımızı ifade edemediğimiz

  • EN GÜZEL ŞİİRLER

    Melez

    Melez Yenmesi gereken bir kuşaktanım ben ve yeni yollar açmayı denemesi acunun dört yanına ne durur ne yorulurum ben ne de bir korku duyarım ne de şikayet ediyorum şimdi sessizlik boğuklaştırdı sesleri. Bir bildiri gibi doğdum ben her kıtada kökü olan Sevebilir yaptılar beni ve yaratabilir yaptılar yüklü omuzlarım kesinliklerle ve bana bir yürek verdiler tüm engellerin üstesinden gelecek Ama salt insanım ben Sen gibi her Avrupa’nın kardeşi ve sen kardeş, içinde ışıyacak geleceğin Afrikaları. Costa ANDRADE Çeviri: Güven Turan

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    Asla

    İnsan kaldım, ağlamaktan hiç utanmadım. En büyük savaşım kendimle oldu, en çok kendimi yaraladım. Öğrendikçe azaldım, azaldıkça yeniden var oldum. Mevsimler gibi öldükçe yeniden yaşamayı öğrendi hayat ağacım. Çiçekleri fark ettim, ezip geçemedim. An için yarını öldüremedim, yarından korkarak da o anı. Sevmeyi öğrendim karşılık beklemeden.

error: Content is protected !!