• ŞİİRLERİM

    Peri Kızına 18

    Peri Kızına 18 dışarıda kar içeride ateş bir adam yalnız/lık içinde yoksun bir aşık nidasıdır giden hatadır kalan hatalı balmumundan bir çiçek vardı saf beyaz solgun akşamdan kalan sabahtı kelimelerin anlamsızlığı kaldı dizelerimde sözler buz tutar hecelerde örselenmiş bir sevgin kaldı aklımın bir köşesinde şizofren kelimelerdir zihnimden çıkmaya çalışan korkuları yok eden… kedi gibi zaman rüyalardaki geçmişe saplanmış… aşk… kalan yıpranan ne ayrılıklar vardır takvim yapraklarına yazılmış ne şiirler vardır dilden dile dolaşmış ne sevdalar vardır destan olup masallaşmış bir şey anlatmak için kaç müsvedde harcıyorum

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Şiir ve Ölüm

    Ölüm ertesi olan, olacak olan gelmesi vaki olandır. Ne kadar şiir gibi yaşayın bir gün son dizeleriniz birileri tarafından okunacak lakin siz duyamayacaksınız.  Yaşamak kadar ölmekte normal karşılansa da ölüm hep ardımda neler bırakacağım düşüncesinden sizi koparamaz. Attila İlhan şiirinin bir dizesinde : ‘Sevmek için geç ölmek için erken’  diyor.   Hangisinin hangi zamanda geleceğini bilemediğimiz döngü sarar bizi. Yaşamak ille de yaşamak deriz hep. Nasıl yaşarsından ziyade nasıl ölürsün kısmı çok önemlidir.  Bir şairin ardında kalanlar çoğu zaman hayata geçiremediği müsvette taslak halindeki karalamalarıdır. Ne çok yazar şair ama hepsini koymaz sayfalarına dinlendirir, olgunlaştırır her bir satırını. Şairin okuyucuya saygısı hiç bir romancı da yoktur. Neden mi çünkü kısa…