• ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    DEM’İN SESSİZ KAHKAHALARI

    DEM’İN SESSİZ KAHKAHALARI   Sömürüldü çocukluğumuz tozbulutların gölgesinde Yıkılmış umutlara sahip çıkmamış hiç kimse Umutsuzluğa hapsolmuş ölüm kokusu içinde Derinliklerde saklanmış yaşamın düşlerinde   Küçük çocukların esrarengiz çığlıkları Bir sessizliğin kokusunu kuşattı Dalgalanmış deniz de ki köpükler rüzgarı Yok etmiş kumları,kayaları,yosunları   Unutmuştuk sevgiyi,aşkı,ayrılığı Unutmuştuk güneşin sıcak gülüşünü Prangalanmıştı  bir çocuğun ağlayışı Ölümden başka ne gerçek vardı ki ?   Bakır çaydanlık içinde sessiz kahkahalar Ölüm çukurunda var sahte gülüşler Kahkaha tufanı kopuyor gülüşlerde Gülüşlerimi kırbaçlayan hüzün vardı içimde   Çiftçiler,köylüler çomaklarla saldırır toğrağa Geldikleri yere kurşun sıkan merhamet vicdanlığa Zulümler beşiğinde kırbaçlanmış halkına Ölüm bombalarını sunar giderler kahkahalarla   Kapılar kapanmıştı sessiz umutlara,hayallere Kulakların içi kan dolmuş ağlamakları ise…

  • ŞİİRLERİM

    Tarık Akan’ın Ardında Ölüm

    Yaşamın renkleri soluyor Geçmiş günler ölüyor Yeşilçam yakışıklısı bizi terkediyor İnsan tanıdıkça ölenlerin ardından üzülüyor Ölmek bu günlerde kendini hatırlatıyor Güle güle Tarık Akan Ardında bıraktığın nice hayran bil ki seni seviyor   Uğur Demiröz

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Lütfen Sen Yaşa

    Eski bir günlüğün sayfalarında ölüp gitmiştim, insan her bir günün sayfasında ölümü yaşar. Senin sayfalarında öldürüldüğüm gibi kendi sayfalarımda da ölürüm ben. Yaşama hakkı elinden alınmış kişileriz biz, ne derler bilirsin insan her gün yeniden doğar demek ki her gün de ölür.

  • ÜNLÜ ŞAİRLER

    Ünlü Şair ve Edebiyatçıların Doğum / Ölüm Tarihleri

    OCAK 2 OCAK -1852 Abdülhak Hamit Tarhan doğdu. 2 OCAK -1980 Mustafa Nihat Özön öldü. 2 OCAK -1981 Eflatun Cem Güney öldü. 3 OCAK -1501 Ali Şir Nevai öldü. 3 OCAK -1799 Şeyh Galip doğdu. 4 OCAK -1927 Süleyman Nazif öldü. 5 OCAK -1975 Arif Nihat Asya öldü.   9 OCAK -1945 Osman Cemal Kaygılı öldü. 9 OCAK -1964 Halide Edip Adıvar öldü. 9 OCAK -1990 Cemal Süreya (Seber) öldü. 10 OCAK -1635 Nevizade Atayi öldü. 12 OCAK – 1900 Abdülbaki Gölpınarlı doğdu. 13 OCAK -1973 Sabahattin Eyüboğlu öldü. 14 OCAK -1944 Mehmet Emin Yurdakul öldü. 17 OCAK -1954 İsmail Habib Sevük öldü. 17 OCAK -1957 Edip Ayel öldü. 18…

  • ŞİİR OKULU

    Aşık Edebiyatı

    Âşık edebiyatının kaynağı, İslamiyetin kabulünden önceki Sözlü Edebiyattır. 15.yy.dan sonra gelişerek günümüze kadar ulaşmıştır. Şiirini,aşk,doğa,kahramanlık gibi konularda, sazıyla birlikte söyleyen şairlere İslâmdan önce ozan, baksı, kamoyun denilirken, İslâmın kabulünden sonra âşık ya da saz şairi denmiştir. Bu âşıkların oluşturduğu edebiyata da âşık tarzı Türk edebiyatı denir. Âşık edebiyatı şiirden ibarettir. Bu şiir din dışı bir şiirdir; âşık da denilen şairlerin kopuz, bağlama, cura tambura eşliğinde söyledikleri sözlü-besteli edebiyat türüdür. Usta-çırak ilişkisiyle yetiştirilen aşıkların çoğu okuma yazma bilmeyen ancak saz çalma ve şiir söyleme yeteneği olan kişilerdir. Âşıklar,saz şairliğini usta âşıkların yanında öğrenir,sonra onlardan mahlâs alarak diyar diyar gezmeye,ellerinde saz şiirler söylemeye başlarlar. Gelişme alanları arasında kahvehaneler,asker ocakları,kervansaraylar,bozahaneler,tekkeler,konaklar vardır. Âşık,bilgi,duygu ve becerisini yaptığı atışmalarda gösterir.Aşık şiiri diğer…

  • ŞİİRLERİM

    Harika

    Harika en sevdiğim sözdür harika hangi cümlenin başına gelse başına gelen en harika şey olur bir kadına aşık oldum ile harika bir kadına aşık oldum ne kadar da fark eder değil mi harika bir şiir yazarsınız harika bir yolculuk planlarsınız harika bir ömür yaşarsınız harika bir yaşam noktalarsınız sevmek harikadır Allah’ı seversiniz yaratılanı seversiniz kadere inanıyorsanız ayrılığı seversiniz hüznünüzü seversiniz ölümü seversiniz derler ya harika yaşadı harika öldü baki olan harika mekana göçtü harika bir dünya istersiniz harika bir sevgili harika bir eş harika bir çocuk harika bir iş harika bir para harika bir emeklilik harika bir seyahat ne sevinç verici heyecandır en sevdiğiniz birine harika hatıralar hediye etmek en…

  • EN GÜZEL ŞİİRLER

    Mavi Ölüm – Ömer Çelik

    Mavi Ölüm – Ömer Çelik yine sana sesleneceğim senin kim olduğunu hiç bilmeden senin kim olduğunu en çok bilerek isyankar zambakların çılgın nilüferlerin dört nala açan kiraz çiçeklerinin dudak kıvrımlarına yoldaş olacağım sarı bir hüzün kızıl bir gurur ve siyah bir öfkeyle konuşacağım sana ……..   sana oklardan değil yayadan bahsedeceğim gülün dikeninden değil gülleri ve dikenleri doğurmaktan yorulmayacağım topraktan söz açacağım akan su gelmeyecek kelimelerime

  • EN GÜZEL ŞİİRLER

    Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni – Nazım Hikmet

    Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni – Nazım Hikmet Ne güzel şey hatırlamak seni: ölüm ve zafer haberleri içinden, hapiste ve yaşım kırkı geçmiş iken…   Ne güzel şey hatırlamak seni: bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin ve saçlarında vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının… İçimde ikinci bir insan gibidir seni sevmek saadeti… Parmakların ucunda kalan kokusu sarduya yaprağının,

  • ŞİİRLERİM

    Soma ve Çocuk

      ölüm post içinde karanlık   *   *   çocuk düştü ağlıyor ana düştü çocuk ağlıyor baba düştü çocuk ağlıyor çocuk büyüyor ağlıyor çocuk delikanlı oldu ağlıyor çocuk kömür madeninde tüm vatan ağlıyor   *   *   ağlıyorum * * * * * * * Uğur Demiröz 15 Mayıs 2014 Başımız sağolsun

  • ÜNLÜ ŞAİRLER

    Friedrich Schiller

    Yıl 10 kasım 1759 Doğdu alman şair Friedrich Schiller Macbach’ta Haydutlar adlı eseriydi Onu ünlü yazar yapan Parasız olan babası memurdu Kıt kanaat geçinen Yine de tıp’a kadar okuttu Schiller’i Parasız okullarda Hayatı hep sersericeydi İçinden çıkılmaz dertleriyleydi Körner adlı bir hayranının evinde Doğdu Don Carlos adlı eseri Usta oyuncuların yeteneğiyle Büyüdü tiyatro eserleri Çok beğenildi seyircileri ardından sürükledi Shakespare gibiydi Schiller Eserleri birbirine yaklaşan Eserleri ile özgürlüğü savunan Messime’nin Nişanlısı’nda Kader motifidir anlatımı Orleans Bakiresi’nde Tarihi efsane serbestliğe sarılmıştı Schiller, ahlak düşüncesindedir Tiyatro ona göre Erdem’i, insan özgürlüğünü Onuru, saygıyı işlemelidir Belki de en güçlü eseridir Wallenstein’ın Ölümü Onun ustalığının düğümü Almanya’da şiirleri okunup ezberlenmiştir Bütün okullarda Onun şiirlerinde işledikleri Destansı,…

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Şiir ve Ölüm

    Ölüm ertesi olan, olacak olan gelmesi vaki olandır. Ne kadar şiir gibi yaşayın bir gün son dizeleriniz birileri tarafından okunacak lakin siz duyamayacaksınız.  Yaşamak kadar ölmekte normal karşılansa da ölüm hep ardımda neler bırakacağım düşüncesinden sizi koparamaz. Attila İlhan şiirinin bir dizesinde : ‘Sevmek için geç ölmek için erken’  diyor.   Hangisinin hangi zamanda geleceğini bilemediğimiz döngü sarar bizi. Yaşamak ille de yaşamak deriz hep. Nasıl yaşarsından ziyade nasıl ölürsün kısmı çok önemlidir.  Bir şairin ardında kalanlar çoğu zaman hayata geçiremediği müsvette taslak halindeki karalamalarıdır. Ne çok yazar şair ama hepsini koymaz sayfalarına dinlendirir, olgunlaştırır her bir satırını. Şairin okuyucuya saygısı hiç bir romancı da yoktur. Neden mi çünkü kısa…

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Şiir Yazmanın Püf Noktası

    Şiir Yazmanın Püf Noktası; Şiir yazabilmenin püf noktası o anki yazma isteğinizdir. İnsan içinde dolmuş, taşmaya meyletmiş, patlamaya ramak kalmış düşüncelerini kağıda aktarmaya karar verdiği anda gerçek en güzel şiir ortaya çıkar. İçimizde ifade edemediğimiz bir anafor misali hislerimiz vardır. Bunlar bir şekilde dışarıya çıkmak istemektedir. Bu bir Can Yücel gibi içi argo kokan ama yerinde vurgulu dize sıralaması olabilir; bir Necip Fazıl , Nazım Hikmet gibi topluma ve kendine yapılan baskılardan, insanın kendi bakış açısına göre, var olan özünden ayrılmasına göz yummayan bir mısra sıralamasını bize aktarabilir.  Sevgiyi, öfkeyi, arzuyu, istekleri, ölümü, yaşamayı, özgürlüğü, baskıyı ve daha bir çok bastırılmış olanı en güzel bir çırpıda şiir ifade eder.  Nice…

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    BİR DÜNYA İHTİRAS İÇİN ÖLMESİN ÇOCUKLAR

    Suriyede yaşanan çocuk katliamını kınıyorum. BİR DÜNYA İHTİRAS İÇİN ÖLMESİN ÇOCUKLAR * Nasıl da uyuyorlar gece gibi Nasıl da sessizler durgun sular gibi Nasıl da yakıyorlar yürekleri cehennem gibi Nasıl da yüreğimi dağladılar ölüm gibi Ophelian Çocuklar Asla Ölmemeli

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    17 Ağustos Depremi

    Olmak yada olmamak işte asıl mesele bu… Neyin olacağını kestiremediğimiz bir dünya üstünde yaşıyoruz. Yaşadığımız şu evrene kıyasla küçücük dünyada nice canlar kendi daha da küçük dünyalarında nice büyük depremler yaşıyor. Hiçbirimizin, hiçbirimizden maalesef haberi yok. Yaşadığımız bu depremlerden haberi olmayan bizler daha büyük bir depremle sarsılmıştık 17 Ağustos 2009’da ve herkes o depremi yüreklerinde kendi depremlerinin içinde yıkılarak duydu, hissetti. Kimsenin başka bir kimsenin hissettiği acıyı bilememesi gibi bu depremde de bizim başkası ile ölçülemeyecek yıkımlarımız oldu. Yaşamak, ölüm gelene kadar bize verilmiş değerli bir haktır. Bu hakkı kelimeler ile ifade etmenin mümkün olmadığı zamanlarda yaşarız. Yaşadıklarımızı ifade edemediğimiz

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Bugün Cuma

    Rahmetin rahmete nakşolunduğu bir cuma sabahına uyandım. Yağmur yağan göklerin altında bir yüz yıkama edası ile ıslandım. Her hayrın başı bu cuma gününde ellerimi göklere kaldırdım. Yaşam bir çiçek gibi boy atmak ise kokusunda yol almak ne güzel bir saadettir sevgi var ise. Yürekler tutuşur elemden uzak dostluğa kardeşliğe. Bir ırmak uyanır sabahın erken saatlerinde kurna başlarında. Abdest alıp huşuya varacaklardır belki de az sonra. Yitik bir duygudur huzur, inanmıyorsan eğer. Kalp bir Allah’a varınca huzura erer. Göz pınarları akar akar akar yürekte kalmaz ne kibir

  • ŞİİRLERİM

    Gül

         güle döndüm gülle oldum yüreğinin cennetinde ölüm yok ki senin olduğun yerde olsam gülün kan selinde beni acıtacak dikenler sırat köpründe bir varmış bir yokmuş hayat bir doğum bir ölüm arası çerçeve baki olan omuzundaki gül kokulu melekler belki de yaşanan bir şerit filim yaşanılan bir dilim sevgi bir dilim biz gül yapraklarını sarıyor tenimize bir tomurcuktuk vakit öncesinde bir dökülmüş yaprak olduk toprağın üzerinde biliyorum ki cennet senin gittiğin yerde üstümüze dökülen gözyaşları cennette adem ile havva’nın kavuşacağı elma ağaçları renginde gül yüreğinle, gülen yüzüme gülle ağırlığınca sevgim yeryüzünde onu kaldıracak Azrail tam dibimde seni güle beni sana kavuşturacak ölüm onun elinde dokun elini cennete dokun sonrasında…