• EN GÜZEL ŞİİRLER

    Gamzelimm’den Harika Şiirler

    EN GÜZEL DUA’M bir kelebeğin kanatlarına dokunmak gibiydi seni sevmek ve bir karanfil kırmızısında yanmaktı kor gibi, ateşlere inat.. şimdi..ellerini biriktiriyorum gecelerde ve cennete eş kokunu ne kadar çok isen bende, ben de o kadar çok sen oluyorum nihavent şarkılar mırıldanıyor sokaklar ay’ın dudak kenarında muzip bir gülüş ve bal rengi gözlerimde hiç durmadan vals yapıyor martılar   denizlerin hırçın dalgaları ninniye hazır uslu bir çocuk oluyor göğsümde ve ben gökyüzüne şiirler asıyorum her gece sen’li başlayan sen’le biten şiirler adın’la hayallere yatıyorum düşlerimde gökyüzü hep sensin ellerinden tutuyorum şiir kokuyor ellerin ve saçların aşk parmaklarını öpüyorum tek tek dizeler içime akıyor mavi bir umut oluyorsun çocuk kalbimde zincirlerinden kurtulup…

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Bir Şiir Bir de Yağmur

    Bugün sonbahar sıcaklığı kış soğuğu vardı. Ağaçlardan peyder pey yapraklar dökülüyor,  çöpçüleri isyan ettiriyordu. Hayatın cilveleri kimine göre  sevinç kimine göre üzüntüdür; yaprakla çöpçü misali. Yaprakların döküldüğü anları severim şair olma duygularım depreşir. Hangimizin şiir yazma dürtüsü olmaz ki bu esintili sarı sarı yapraklar üstüne.  El ele yürüdüğün yağmurlu vakitler olur, yapraklar öbek öbek bir kenara toplanmıştır. Biraz rüzgar savurmuş biraz da çöp işine bakan emektar toplamıştır. Yürek bir duygunun içine düşmüşse ne dünyayı görür ne toplayanı. İçinde yürür yaprakların, döke saça. Bir an durur oturur bir bank’a yanında senden başkasının olmadığı, kaleminde ise o başkasının olduğu sahneleri mısra mısra dizer kağıtlara. Yağmur yağar kime ne, güneş açar kime ne,…

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Çay Simit ve Hayat

    Bu sabah havanın güzelliğinde araçların yola çıkmadıkları erken temiz havalı saatlerde parkta yürüyüşe çıktım. Geçen bir arkadaşım bahsetmişti ben erkenden kalkar yürürüm sonra eve gelir işlerimi hallederim bakarım saat 9:00. Onun gibi yapamasam da sabahın bol oksijenli dakikalarında yürüdüm, parklardaki aletleri kullandım ve eve gitmeden bir tam tahıllı simit ve kaşar ile kahvaltımı yaptım. Şimdi mis gibi tavşan kanı çayımı keyif misali içmeye eve dönüyorum. Hayat elimizden gündüzün iş vakitlerinde uçup gidiyor ne olduğumuzu anlamadan değil

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    Aşk ve Hüzün

    Seni nasıl anlatayım sevgili şehrim? Adına mavi aşk desem hüzün düğümlenir balçık kokulu balıklarla beslenen martının yüreğine. Yeşil desem kırılır solgun laleler, is pas kokusu bulaştı sinene. Seni kırmak istemem ama… Hatıraların da yas tutuyor, bu son neslinde. Oysa hatıradır her karış toprağın… Oysa giz gibi saklanmalıdır özgürlüğe açılan geçitlerin. Namus gibi… Bayrak gibi… Nesilden nesle genç kız çeyizi gibi kalmalıdır hürriyetin. Ve ben sana böylesi aşıkken sevgili şehrim. Ve hatıralarının önünde bu kadar eğilmişken. Bir yük gibi binmesin omzuma esaretin… Biliyorum dünden bugüne bir esaret tablosu durur en gerçek haliyle Ah! Ayasofya… Ayasofyam hala kederin derin. Alınlar yere değmiyor öpülmüyor seccadelerin. Kederim derin. İstanbul canım şehrim. Sen bu kadar…

error: Content is protected !!