• ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Marizella Sapienza İçin Şiir Nedir ?

    Şiir nedir ? Kelimelerin tek bir kelimeye fedâ edilişinden başka bir şey midir? O tek kelime ki yalnız kendi değerini değil, susturulmuş olan öbür kelimelerinde değerini de taşır.”” Şiir için nesir olmayan şey derler. Belliyi belirtmek gibi görünen bu tanımlama şiirin derin bir yerine dokunmaktadır. Valéri düz yazıyı yürüyüşe, şiiri raks’a benzetir. Yürüyüş gibi düz yazınında bir hedefi, bir maksadı vardır. Raks’a gelince, raks da bir takım hareketlerden ibarettir. Fakat bu hareketlerin gayeleri kendilerindedir. Gideceği yere raks ederek giden kimse görülmemiştir. Raks gibi şiirinde başka yerlerde gözü yoktur, gayesi kendindedir. Fakat raks, faydacı hareketten ve dış hedeften ne kadar uzak olursa, adi yürüyüş gibi aynı uzuvları, aynı kemikleri, aynı adeleleri…

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Şiir ve Zumba

    Şiirde zumba etkisi var biliyor musunuz 🙂 Hoppala ne alaka dediğinizi duyar gibiyim. Aslına bakarsanız başlangıcı bu şekilde girdim lakin ilk aklıma gelen bu cümle oldu. Zumbayı yapamasamda izlemesini seviyorum.  Bir yerde yazdığına göre 1 numaralı egzersiz programı seçilen Zumba, en iyi ve eğlenceli yağ yakma programı olarak da gösteriliyor.  Zumba’da şiir gibi ahenk ve kafiye düzeni var. Biliyorum yine gülüyorsunuz ki gülmek iyidir. Şiirde en dikkat edilen ki bunu serbest yazmıyorsanız kafiyeli olmasına dikkat edersiniz. Şayet kafiye düzeniniz yok ise bu disko tarzı bir dans şekline benzer. Neyse konumuz bu değil. Zumba’da müziğin yani içinizden gelen duygunun ritmini yakalayıp belirli tekrarlar ile onu hem görsel hem de ruhsal ahenge sokmanız…

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Şiir Yazmanın Püf Noktası

    Şiir Yazmanın Püf Noktası; Şiir yazabilmenin püf noktası o anki yazma isteğinizdir. İnsan içinde dolmuş, taşmaya meyletmiş, patlamaya ramak kalmış düşüncelerini kağıda aktarmaya karar verdiği anda gerçek en güzel şiir ortaya çıkar. İçimizde ifade edemediğimiz bir anafor misali hislerimiz vardır. Bunlar bir şekilde dışarıya çıkmak istemektedir. Bu bir Can Yücel gibi içi argo kokan ama yerinde vurgulu dize sıralaması olabilir; bir Necip Fazıl , Nazım Hikmet gibi topluma ve kendine yapılan baskılardan, insanın kendi bakış açısına göre, var olan özünden ayrılmasına göz yummayan bir mısra sıralamasını bize aktarabilir.  Sevgiyi, öfkeyi, arzuyu, istekleri, ölümü, yaşamayı, özgürlüğü, baskıyı ve daha bir çok bastırılmış olanı en güzel bir çırpıda şiir ifade eder.  Nice…

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Şiir Siteleri ve Tv

    Herşeyin bir gündemi var da şiirin gündemi neden yok. Gündemsiz kendi halinde şiir yolculuklarında hayatımız geçiyor birbirlerinden habersiz. Herkes kendi halinde yakında şu şiir sitelerinin tv kanalları çıksa da hepsinin gündemini bir çırpıda izlesek. Edebiyat defteri.com’dan şiir akademisi.com’a kanal değiştirsek yada hikayeler.net’ten yok yok o olmaz kendini yenileyemeyen bir site o, sende yaz.com yok yok o ise kendini yeniledi kopya çekti mi bilmem başına edebiyat sonuna evi yani edebiyat evi.com oldu. Aslında ben bu siteyi de kendini

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Şiirde Duygularını Aramak

    Günaydın şiire gönül verenler, Eğer tesadüfen bile olsa burada iseniz demek ki bir şiir arıyordunuz. Acaba aradığınız şiiri bulabildiniz mi ? Genelde şiir aramaları o anki duygu halinde sevdiğinizin bir ismi, okulda verilen ödevin ana başlığı, ünlü bir şair veya ünlü şairin bir şiiri, okuyacağınız bir şiir kitabının ne içerdiği, herhangi bir şiir sitesinde okuduğunuz ünlü olmayan lakin çok güzel şiirleri olan şairin başka yerde de şiiri var mı sorgusu, akrostişler, radyoda veya televizyonda duyduğunuz herhangi bir dizenin tamamı bu bir ara muhteşem yüzyıldaki şiirler oluyordu mesela 🙂 yada o an şiir diye aratıp herhangi bir sitede bulunma hali içinde belki de buradasınız. Şiir sanatında o kadar değişken duygular var…

  • NASIL YAZIYORLAR

    Şiir Nasıl Yazılır ?

    Niceleri şiir için hazır formüller önermeyi pek severler. Belli bir konu alırsınız, onu şiir biçimine sokarsınız, dizelerin sonlarına birer uyak bulursunuz, birazcık iç uyumu eklersiniz sonra bunu baştan aşağıya imgelerle donatırsınız. – alın size şiir – Ne var ki bütün yayımevleri bu türden yamalı bohçaları hemen çöp sepetine atıyorlar, iyi de ediyorlar. Eline yeni kalem alan, bir hafta sonra da şiir yazmaya kalkışan birine benim bu sözlerimin pek yararlı olacağını sanmam. Tüm engellere karşın şair olmak isteyenlere yararlı olabilir; şiirin, üretilmesi en zor şeylerden biri olduğunu bilerek, bu üretme sürecinin en gizemli tekniklerinden bazılarını avcunun içi gibi tanımak ve kendisinden sonra geleceklere aktarmak için bazı sonuçlar : 1 – Şiir…

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    ŞİİRİ OLMAYAN ŞAİR

     Arzusu, bir şiir yazarak hayata katılmaktan ibaretti!    Bir şiir yazmak istiyordu yalnızca; her hangi bir şiir!   Evren var olduğundan beri görülmemiş büyük bir sevdayı anlatmak ya da insanın insan olma serüvenindeki en görkemli başkaldırıyı dile getirmek istiyordu dizelerinde. Bu olmazsa ergenlik çağındaki ailesi yoksul zavallı bir çocuğun iç evrenindeki sıradan, iddiasız ama sıcacık duygularını, koşullarından gelen umarsızlığını ya da baharda doğanın çiçeğiyle böceğiyle büyük uyanışını yansıtan bir şiiri yaratmayı arzuluyordu yıllardır. Aşkı, devrimi, yoksulluğu ve toplumsal eşitliği, sıradan insancıl duyguları yazmayı diliyordu. Şiirin akıp giden hayatın ta

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    ŞİİRDE ŞEKİL MESELESİ

    HECE Mİ, ARUZ MU, SERBEST Mİ?   “Her şiir kendine has formu ister” (Mehmet Kaplan)   İlk insandan bu yana var olan ve kıyamete kadar da varolacak sanat dallarından biridir şiir. Geçmişten bugüne insanların tam bir tanım üzerinde anlaşamadığı, onu tarif etmeye ve belli bir kalıba sokmaya çalıştığı, bazı açıklamalarla şekillendirdiği ama söylenenlerle herkesi memnun edip tam bir metin üzerinde birleştiremediği bir muammadır şiir. Çoluk-çocuk, genç-yaşlı herkesin üzerinde bir görüşü olan ama belli ölçütlere sığmayan, insanı saran bir büyüleyicilikle kimilerine göre musikiye yaklaşan, kimilerine göre sadece manadan ibaret olan ama ne olursa olsun zevki, estetiği ve biçimiyle bizi her dem saran, hafızalarımızda (birkaç mısra bile olsa) yer eden, bir kelime…

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    YAHYA KEMAL’iN ŞİİR ANLAYIŞI

    Şiir, kalpten geçen bir hadisenin lisan halinde tecelli edişidir; hissin birden bire lisan oluşu ve lisan halinde kalışıdır. Düşündüklerimizi vezinle ve lisanla ifade edişimiz şiir değildir. Bir mısraın şiir olup olmadığı gayet âşikardır. Deruni ahenk ile ifade edilmişse, şiirdir. Şiir bir nağmedir. Lâkin Frenklerin kuğu nağmesi dedikleri çok nadir ve halis bir cevherdir. Bu nağmeyi ifade etmek için vezin ve lisan ancak ve ancak bir alettir. Şiirde nefes ve ses iki unsurdur. Mısraın ayakları yerden kopmazsa, yahut en hafif bir kulağı bir ses gibi doldurmazsa, halis şiir değildir. Benim için mısraın üzerinde günlerce, haftalarda durmak zarûreti hasıl olmuştur. Bu tarz uğraşış, bana gittikçe şiirin keşfedilmesi güç bir cevher olduğu duygusunu…

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    ŞAİRLERİN ANLAM SARMALI

    Yavuz Sultan Selim’in olduğu rivayet edilen o ünlü şiiri hatırlarsınız. Hani her dizeyi soldan sağa okuduğumuz gibi yukarıdan aşağıya da okuyabildiğimiz sanat örgüsü. Şöyleydi:  Sanma şahım/ herkesi sen/ sadıkane/ yar olur   Herkesi sen/ dost mu sandın/ belki ol/ ağyar olur   Sadıkane/ belki ol/ âlemde bir/ serdar olur   Yar olur/ ağyar olur/ serdar olur/ dildar olur  Divan şairlerinin murabba, saz şairlerinin ayaklı semai, bilimsel çevrelerin de vezn-i âhar dedikleri bir şiir türüdür bu. Hem şekil, hem de mana bakımından söylenmesi çok zordur. İşçilik ve sanat ister. Halk şairleri bile bu tarz şiirde aruz veznini kullanırlar. Okuyanı hayran bırakacak kelime ve mana istifleriyle örülen bu şiirin şekil yapısı teknik…

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA,  ŞİİR OKULU

    Şiirde Terimler

    Dörtlük: Halk edebiyatında dört dizeden oluşan şiir birimi. Mânilerin dört dizeden oluşması, Türk şiirinin ana şiir biriminin dörtlük olduğuna ilişkin savların ortaya atılmasına neden olmuştur. Dörtlükler arasında vezin birliği yoktur. Farklı vezinlerde yazılabilir. Dörtlüklerin öteki dörtlüklerle kafiyeli olması da zorunlu değildir. Değişik biçimlerde kafiyelendirilebilirler. Bununla birlikte her dörtlük kendi içinde anlam bütünlüğü taşımalıdır. Her ne kadar serbest şiirin yaygınlaşmasıyla dörtlüklerin yapısında önemli değişiklikler olmuşsa da daha birçok şair şiirlerinde dörtlüklere yer vermektedir. Beyit : İki mısradan meydana gelen nâzım parçası. Batı edebiyatında beyite kuple denir. Divan edebiyatında nâzım birimi sayılan beyit, aynı vezinde olan ve birbiri peşinden gelen iki mısradır. Çoklukla anlamın tamamlandığı bir bölüm Beyitin bir nâzım birimi olarak…

  • ÇEVİRİ ŞİİRLER

    Tonight I Can Write ( Bu Gece Sana Hüznümü Yazabilirim ) / Pablo Neruda / Çeviren Uğur Demiröz

    Şiirde çeviri yapmak bulmaca oyunu gibidir. Bazen sanatçının anlatmak istediğine dokunursun, bazen de sanatçının bam teline. İnternette bir ünlü yabancı şairin şiirine rast gelirsin o duyguyu sende kendi Türkçe’ne çevirebilme gayretine girersin, bunda yanlış birşey yoktur. Bilirsin ki o çeviri senin duygularının bir ifadesidir. Konudan uzaklaşmadan, kırıp dökmeden yaptığın şiirin portresi belki de çevirilmeyen bir şiirdir de sen ona hayat vermişsindir. Nasıl ki meal tefsirin yerini tutamaz ise çeviri yapanın öğrenci seviyesinde olması o şiiri ve de şairini yaralamaz diye kem küm ediyorum. Bu sayede ingilizce bir şiiri önce kendime kazandırıyorum sonra yanlışlarım az ise size 🙂 İşte bu sebeple tekrar Pablo Neruda’nın bir şiirini ahenkli formata sokmaya çalışacağım. *…

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Şu Günlerdeki Şiirimiz Üzerine Bir İki Not

    Daha önce bir derlemede seslendiğim şairlere biraz kısaltarak yeniden ses veriyorum. *** Altmışlardan geliyorum. Şiir heyecanının doruklarda yaşandığı yıllardan. Söz yaşama değiyordu, o zamanlar: Dünya değişmek için sözü bekliyordu. Söz tenlerimize inmişti. Tenimiz, canımız, toplum, tarih sözle yoğrulmaktaydı. Sözün anası şiirin hamaratlığı üstündeydi. Şiirle aralanan, şiirle kapıları, pencereleri, perdeleri açılan dünyalar vardı. Şiire güven vardı. Şiirle görmeyi umuyorduk, değişecek dünyayı.

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Benim Rengim Şiir mi ? / Mehmet Selim Çiçek

    Hayatın hangi rengindeyim? Hangi anı beni mutlu ediyor, hangi vakti kalbimi mutmain ediyor? Hangi sabah daha neşeliyim? Hangi akşam yıldızlarım daha çok ve daha da bir parlak görünüyor? Hangi yaşındayım ömrümün?.. Bilmiyorum. Bilmiyorum ne sıfatlara sahibim. Bilmiyorum ne özneler tam tamına bana ait. Bilmiyorum sağıma ve soluma yanaşan gemileri. Bilmiyorum ne denizde uzun uzadıya açıldığımı. Bilimiyorum soruları usulüne göre cevaplamayı… Galiba renksizim. Galiba anlamsızım. Galiba kansızım. Galiba yalan doluyum. Galiba sızım

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Orhan Veli ve Garip

    Şiir, yani söz söyleme san’atı, geçmiş asırlar içinde bir çok değişikliklere uğramış; en sonunda da, bugünkü noktaya gelmiş. Bu noktadaki şiirin doğru dürüst konuşmadan bir hayli farklı olduğunu kabul etmek lâzım. Yani şiir bugünkü haliyle, tabiî ve alelade konuşmaya nazaran bir ayrılık göstermekte, nisbî bir garabet arzetmektedir. Fakat işin hoş tarafı, bu şiirin bir çok hamleler neticesinde kendini kabul ettirmiş, bir an’ane kurmak suretiyle de mezkûr acaipliği ortadan kaldırmış olması. Yeni doğup bugünün münevveri tarafından terbiye edilen çocuk kendini doğrudan doğruya bu noktada idrak ediyor. Şiiri kendine gösterilen şartlar içinde aradığından, bir tabiileşme arzusunun mahsulü olan

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Modern Dönemde ‘ Gelenek ‘ Eksenli Tartışma ve Arayışlar

    Edebiyatta modernizm, yeni toplumsal koşulların ve sanayi toplumunun ortaya çıkış sürecinde,hayatın geleneksel tarzda algılanmasının yetersizleşmesiyle görünürlük kazanmıştır. Maddi alanlardaki değişimler; farklı gelenek ve göreneklere sahip insanların, birbirine uzak uç sınıfların kentlere akması ve bir arada yaşamaya başlaması sonucunu doğurmuştu. Batı’da Baudelaire ve Rimbaud’nun verimleri, hem bu karmaşayı yansıtmış hem de kendisine bir dünya kurarak şiir yoluyla bu karmaşayı aşmanın sancılı çabasını getirmiştir. Bu açıdan bakıldığında modern edebiyat, birçok özelliğinin yanı sıra, yeni yaşama düzeninin eleştirisini de başlangıçtan itibaren daima bünyesinde taşımıştır. Modernizmin, Türkiye’de bir tür oryantalizm olarak hayata geçirildiği savını da burada zikretmek gerekir. Geçen yüzyılın ilk yarısında, toplumun