• ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Sufi ve Şiir – Osmanlı Tasavvuf Şiirinin Poetikası

    Serlevha Şol şi’r kim sâmi’i giryân u sekrân eylemez Yok halâvet anda hîç atşânı reyyâtı eylemez   Ehl-i hâle, ehl-i hâl şi’ri verir zevk u safâ Ehl-i zâhir sözünü hâl ehli burhân eylemez   Şâirân’ın kalbleri Hakk’ın hazâini imiş Hem mukallid sözleri uşşâkı hayrân eylemez   Ehl-i hâlin kalbine ilham eder şi’ri Hudâ Ehl-i zâhir sözleri irşâd-ı ihvân eylemez   Ehl-i hâlin sözleri ikaz eder gafilleri Ehl-i zâhir şi’ri ışk u cezbe ityân eylemez   Ehl-i hâlin sözleri haktır ki Hak’tan söyler ol Ehl-i zâhir sözleri teşvîk-i yârân eylemez   Var nice şi’r-i fasîh, mevzûn, belâgatli, rakîk Okuyanlar, dinleyenler kesb-i irfân eylemez  

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Günümüz Türk Şiirinin Sorunları

    “Artık şiir kitapları satmıyor ve artık şiir eskisi kadar okunmuyor.” Bu fikir hemen hemen okuyan, yazan ve edebiyat adına kafa yoran her beynin bir köşesinde yer ediniyor. Bu fikirler sürekli olarak seslendirildiği ve telkin edildiği için de toplumun her katmanına hızla yayılıyor. Bunların doğal bir sonucu olarak baştaki söz kendi kendini ispatlamış oluyor. Böyle bir sonuca nasıl varabildik, neler bizi böyle düşünmeye sevk etti? Bizleri şiirden soğutan ve uzaklaştıran sebepler neler? Bu safhaya gelmemizin sorumlusu kimler? Yeniden şiiri keşfedebilir miyiz? Şiir bizden neden bu kadar uzak? Bu ve buna benzer sorular her gün düşüncelerimi işgal ediyor. Bir şiir okuru olarak bulduğum eksiklikleri sizlerle paylaşmayı ve beraberce tenkit etmeyi uygun görüyorum.

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Türk Şiirinin Gelişim Süreci

    Türk Şiirinin gelişim sürecini belirleyebilmek için Orta Asya’dan başlayarak kronolojik bir sırayla incelemek gerekir. Türk edebiyatının şiirle ilgili bölümünde ilk olarak maniler görülür.Manilerin kim tarafından söylendikleri bilinmemektedir yani anonim eserlerdir.Genelde dörtlüklerden oluşurlar.Çoğunlukla yedili hece ölçüsüyle kurulmuşlardır.Çoğunun kafiye şeması a-a-x-a şeklindedr.Bu özelliklere bakarak manilerin çeşitli şekil kısıtlamaları içinde kaldığını söyleyebiliriz.Ama bütün maniler bunlara dahil değildir.Örnek olarak şöyle bir mani verebiliriz: Adam aman kuzusu Çay kuru çeşme kuru Nerden içtin kuzu su Beni yakıp yandıran Bir ananın kuzusu Bu manide de görüldüğü gibi bazı maniler bu şekil şartlarının dışındadırlar.Beşlik halinde yazılmıştır , dolayısıyla kafiye yapısı da değişmiştir.Kafiye düzeni a-a-a-x-a şeklindedir. Manilerin en büyük özelliklerinden biri ise konu açısından bazı kalıplarda sıkışıp kalmamış…