• ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Türkçe ve Farsça Divan Dibacelerinin Işığında Fuzuli

    Türkçe ve Farsça Divan Dibacelerinin Işığında Fuzuli Maksadımız, şairin psikolojisini ve ruhi tezahürlerini edebiyatın henüz tam olarak sabitleşmemiş kanunlarına riayet etmeye çalışarak ortaya koymak olduğu veçhile, eserlerinden hareketle edindiğimiz ipuçlarını da göz önünde bulundurarak bize en teklifsiz ve vasıtasız şekilde sunduğu hasıl-ı ömrü olan ve “tesvidat-ı isyan” dediği Türkçe ve Farsça Divan’ının dibacesindeki bilgileri “Veinnehüm yekulune mala yef’alun” ayeti kerimesinin delaletini dikkat nazarına rehber edinerek bir başka cihetten terkibe çalışacağız:   Şair, Türkçe Divan dibacesinde söze şiirin tavsifini yaparak başlar: Şiir, idrak ve irfan ehliolanların kalbine, kainat nazmının Nazım’ı (=Nazım-ı nazm-ı asuman ü zemin) tarafından dikilen bir fidandır. Şairlik istidadı, diğer ilimlerdeki olgunluk dereceleri gibi çalışarak elde edilemez. O, Allah…

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Şiirde Çeviri

    Karşı dergisinin 25. sayısında “Şiir çevirmek ” adlı yazımda, Jacques Prévert’in Sabah Kahvaltısı adlı şiiri ile Hilmi yavuz, Tahsin Saraç ve Yakup Şahan’ınçevirilerini ele almış ve genel olarak şiir çevirisi konusunda bazı görüşlerime yer vermiştim. Gelin görün ki Yakup Şahan, bu yazıda söylenmiş olanların tümünü üzerine alarak saldırıya geçmişti, bir ilke olarak, söylediklerimin anlaşılmadığını gördüğüm eleştirilere yanıt vermediğim için, Yakup Şahan’ın yazımda taş üstüne taş bırakmadığı, tüm bilgisizliğimi haykırdığı, kişiliğime saldırdığı yazısını dayanıtsız bırakmıştım. Bu arada Abdullah Rıza Ergüven, kendi çevirisini görmediğimi belirten serzenişini aktarmıştı, ama salt bunun için yeni bir yazıya