• ŞİİRLERİM

    Yaşamak

    YAŞAMAK gün olur harman yerine değer ahırlar boşalır çan sesleri otlağa yayılır çiçekler ezilir sürünün ayaklarında otlar neşelenir yemek vaktinde süte karışmanın keyfiyle çoban arkalarından seğirtir güneş olabildiğince ruhunu genişletir güne doğmanın adımlarını atarlar ağaçların gölgeleri uzanır çobanları yanına çağırır inekler koyunlar yavru doğanlar kendi sesleriyle ovayı şenlendirir gün döner güneş boynunu büker gitmek vakti dağların yamaçlarına düşer ağırlaşmış gövdeler uyuşmuş gözler hep birlikte geriye revan eder yaşam özgürce yol alıyorsan güzeldir amaç yaşamak gayesi ise doyacağın yer belli ise ağaç gölgesi beleş ise mutluluk eve döner Uğur Demiröz

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Şair Yüreğinde Nükleer Bomba Taşır

    Şiir bir yangın yeridir, yakan şair tutuşan okuyucudur. Okuyan okuduğunda bulur kendini ama şair okuyana anlatmaz içinden geçenleri, onun yangını dilinden söyleyemediklerindedir. Şair anlaşılmaz biridir. Onu reel düşünen değil soyut düşünenler anlar. Soyut kavramı uçuk kaçık olan değil, içinde duygu ve his yoğunluğuna sahip kişilerin varlığını anlatır diyelim. Yaşamak sevmeyi, üzüntüyü, hüznü, sevinçleri hayatımıza sokuverir. Hiç kimse duygu patlamalarından olumlu etkilenmez. Her duygu mesela şairde farklı yaralar açar. İçinden atmak istediklerini yoğunlaşıp infilak etmeden mısralara döker. Her şey aslında bir anda olup biter. Bomba düşer, patlama olur, kafiyeler etrafa savrulur. Aslında savrulan şairin içinden kopanlardır.  Duygularını bölemez şair çünkü o bölünmeyi değilde bütünü koyar şiirlerine. Değil mi ki bir roman…

  • ŞİİRLERİM

    Peri Kızı 1

    Nice yollardan geçiyor insan, nice olaylarla, insanlarla, düşüncelerle, zıtlıklarla, aynı düşünceyi paylaşıp paylaşmayanlarla ve fark edemeği gizli hislerle. İnsan yürüdüğü yolun sonunda nelerle karşılaşacak bilemiyor. Parlak bir ışık iken söneceğini, bir paçavra iken ayakları altına kırmızı halılar serileceğini hiç düşünemiyor. Bizler duygu egemenliği altına saklanmış reel gerçeklerimizle yaşamaya çalışanlardanız. Ayağımıza diken batana kadar o mutlu yolda yürüyoruz. Yürüdüğümüz o yolda her yıl bir mum üflüyoruz. Yaşam bir pasta kreması gibi üzerimizden damlıyor sanki o çikolatalı krema hiç eriyip, yenilip bitmeyecekmiş gibi. Yaşamak sevmeyi sevmek öğrenmeyi öğrenmek ise acı ve hüznü getiriyor. Sevmek ne kadar basit bir algı olsa da içine girdiğinizde çok karmakarışık duygu bölünmelerini yaşatıyor içinde bulunana. Niceleri bu sevda…

  • EN GÜZEL ŞİİRLER

    Her Şey Sende Gizli – Can Yücel

    Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç… Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;   Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi,   Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yagmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı…

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Şiir ve Ölüm

    Ölüm ertesi olan, olacak olan gelmesi vaki olandır. Ne kadar şiir gibi yaşayın bir gün son dizeleriniz birileri tarafından okunacak lakin siz duyamayacaksınız.  Yaşamak kadar ölmekte normal karşılansa da ölüm hep ardımda neler bırakacağım düşüncesinden sizi koparamaz. Attila İlhan şiirinin bir dizesinde : ‘Sevmek için geç ölmek için erken’  diyor.   Hangisinin hangi zamanda geleceğini bilemediğimiz döngü sarar bizi. Yaşamak ille de yaşamak deriz hep. Nasıl yaşarsından ziyade nasıl ölürsün kısmı çok önemlidir.  Bir şairin ardında kalanlar çoğu zaman hayata geçiremediği müsvette taslak halindeki karalamalarıdır. Ne çok yazar şair ama hepsini koymaz sayfalarına dinlendirir, olgunlaştırır her bir satırını. Şairin okuyucuya saygısı hiç bir romancı da yoktur. Neden mi çünkü kısa…

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Kahve Şairin Vazgeçilmezidir

    Şair ne diyor : Kahvemden ilham alırım / Sevgi dizelerimi sende uyanık bırakırım Kahve şairin vazgeçilmezidir. Şiir yazanların en sevdiği dakikalar gece vakitleridir. Gecenin sessizliğini bölen uykudur, uykuyu erteleyen ise bir yudum kahvedir.  Kahvemi yanıma almadan başladığım yazılarımın sonu gelmez. El ayak çekildiğinde yıldızlar üzerimize yürüdüğünde hangi göz nöbet tutabilir sayfaların başında, kalemin ucu gitmez satır sonlarındaki noktalara.  Kendini dinleme halidir gece, ister yazın isterse yazacaklarınızı düşünün o dinginlik olmayan duyguları oldurur. Olmak için sabahlamak gerekir. Sabahlamak içinde yudum yudum kahve sizi iyi hissettiren içecektir. Kokusunda davet yudumladığınız o tatda ilham verici bir poetika vardır. Ben nice şiirlerimi o sessiz tan ağırmadan önceki zamanlarda yazdım. Yazmak evet yazmak hele ki…

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Şiir Gibi Yaşamak

    Ayrılık vakti oyunun sonudur.Severek oynanılan her oyun bir nihayet ile biter. Sabah başlasanız akşam, akşam başlasanız sabah biter. Yaşadıklarınız ile o an içindeki hatıralarınız bitmez. Bugün bir yerde gezi üzerine yazı okuyordum. Yazıda anlatan kişi ben daha önceleri yaşadığım ve gördüğüm mekanların resmini çeker bazen de filme alırdım diyor. Bir gün şöyle düşündüm yaşananları neden film karelerine sabitlemeye çalışırken o anı yaşayamıyorum. Kendimi o an’a sabitleyemiyorum. Tüm kayıtları ve o hatıraları zihnime kaydetsem. Yaşadıklarımı anlatarak çoğaltsam, anlatılarak çoğaltılan daha da kalıcı olmaz mı diyerek resim karelerine son verip zihin haritalarını oluşturmaya başlamış.  Yaşamak bir oyun gibi değil mi bir şarkıda diyor ya yaşamak dönme dolap gibidir, onunda iniş ve çıkışları…

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Yaşamaya Dair

    Yaşamak, altı üstü sebebi belli olmayan bir amaç için yaşamak değil ki bu hayat… Nazım Hikmet’in şu şiiri ne kadar anlamlı evet çok anlamlı lütfen bir okuyun ve hissetmeye çalışın, yaşamın anlamını : YAŞAMAYA DAİR Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın bir sincap gibi mesela, yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, yani bütün işin gücün yaşamak olacak. Yaşamayı ciddiye alacaksın, yani o derecede, öylesine ki,

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    17 Ağustos Depremi

    Olmak yada olmamak işte asıl mesele bu… Neyin olacağını kestiremediğimiz bir dünya üstünde yaşıyoruz. Yaşadığımız şu evrene kıyasla küçücük dünyada nice canlar kendi daha da küçük dünyalarında nice büyük depremler yaşıyor. Hiçbirimizin, hiçbirimizden maalesef haberi yok. Yaşadığımız bu depremlerden haberi olmayan bizler daha büyük bir depremle sarsılmıştık 17 Ağustos 2009’da ve herkes o depremi yüreklerinde kendi depremlerinin içinde yıkılarak duydu, hissetti. Kimsenin başka bir kimsenin hissettiği acıyı bilememesi gibi bu depremde de bizim başkası ile ölçülemeyecek yıkımlarımız oldu. Yaşamak, ölüm gelene kadar bize verilmiş değerli bir haktır. Bu hakkı kelimeler ile ifade etmenin mümkün olmadığı zamanlarda yaşarız. Yaşadıklarımızı ifade edemediğimiz

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Şiir, Misket ve Çocuk

    Çocuk annesinin verdiği renk renk misketler ile kapının sahanlığına çıkmış vaktin akşama değmesini çabuklaştıracak oyununa başlayacaktı. Renk renk misketlerine baktı keşke onun yanında renk renk kelimeleri olan bir arkadaşı da olsaydı. Yüzünün asıklığı ile misketleri biraz ırgaladı, ittirdi sonra tekmeledi. Her biri bir tarafa dağılmıştı. Tıpkı evdeki olan kavgalar ile herkesin kaçış yapar gibi türlü bahanelerine dağılması gibi. Çocuğun hiçbir bahanesi yoktu. Zaptı rapt o evin kapı önü köpeğiydi belki de, düşünceleri kendinin değil babasınındı. Dağılmak bir ateşin etrafından, kıvılcımlar gibi, sadece kendi aydınlığın görülür sen hiç kendi aydınlığınıgöremezsin. Görünmesini istemeyen birçoklarının arasında yaşıyorsundur. Yaşamak misketler gibi şeffaf ama bir o kadar içindeki tek düze renk gibi üç boyutludur bazı kereler.…

  • ÜYE : KARDELEN

    Ölümüm Kıyısındaki Işık..Mavi Düşüm…

     Yaşamın ortasında hatta içindeyken ölüm, bir…düşünce olarak saklıydı dimağımda… Öleceğimi elbet biliyordum her inançlı insan gibi. Ancak bu kadar kısa sürede tanışacağım hiç usuma gelmemişti. Oysa şimdi; ölümün kıyısından yaşam denilen deltaya bakıyordum. Özlemle ve umutsuzca… Şimdi ölümün o soğuk nefesini tüm benliğimde hissetmekteydim. Usumdan çıkmış bedenimi sarmıştı. Ve rüzgârı öyle bir esiyordu ki beni esrek yapmıştı. Bu esreklikle dipsiz bir dehlize düşmek üzereydim. Oyundaki taşlar yer değiştirmişti Mat olmuştum. Çocukluğumda oynanan sek sek

  • EN GÜZEL ŞİİRLER

    Ölüme Seranat – Ι ve ΙΙ / Sera

    Ι -pencerene pembe bir ufuk bırakıyorum-     sorsalar sana kalabalık cadde bana sorsan yalnız sen bugünden yarınlarda ben dünlerin bağbozumu düşlerinde   yaşamak dediğin ıslak g-özünü koyup cebine dalga geçebilmek deli rüzgarla kahpe zaman hep önünde koşarken yeni yetme gibi dayamak göğsünü aşka