• YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Muhasebe

    Akşam yatmadan önce hayat muhasebinizi yapar mısınız ?  Şu yaşadığımız ve nefes aldığımız dünyada herşeyin muhasebesini yaparız da hayatımızın muhasebesini yapmayız. Kimileri günlük tutar, kimileri yaşadıklarını unutmaz hafızasına yazar lakin günler sonrasında herşey unutulur. Ne derler bilirsiniz akşam okunan yazılar zihnimizde geceleri de kendini tekrarlar, sabaha o yaşananlar yapılandırılmış olarak uyanırız.  Yaşamın o gününü o akşam dikte etsek kendi kendimize hatırlama provalarını zihnimize rol paylaşımları ile kaydederiz. Bazen de yatmadan önce hayal muhasebesi yaparız. Günün yoğunluğundan fırsat bulamadığınız yapmak isteyip de yapamadıklarınız, gördüğünüz güzel bir şeyin olayın seyrinde gözden kaybolması anını ve bu anı yastığa başınızı koyduğunuzda sürdürme isteğinizi o dakikalarda düşünür de yapamazsınız. Çok açsınızdır bir lokantanın önünden geçersiniz vasıta…

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Evli ve Bekar Şairler

    Bir soru sorarlar evliliğin şiirle mi yoksa hikaye yada denemeler ile mi  ? Bu soru karşısında evlilik de nereden çıktı diyebilirsiniz. Bazı insanlar özgür yaşarlar evliliği düşünmezler. Evlilik bir bağlanmadır ve  özgürlükten ayrılmadır. Aklına estiğince yazan insana şiirde bekar, şiirin özünü bilerek ve okuyucuya en güzel nasıl hitap şiiri yazarım diyenler şiirde evli olanlardır. Gülmeyin 🙂 Şiir yastık başı şiir nöbeti tutan nice insanların buluştuğu kalem kağıt ve insan birlikteliğidir. Barış Manço’nun ‘ Bir yastıkta kırk yıl ‘ diye içimize işlediği sesli kavramdır. Bir şairin koluna girmiş bir defter ve kalem yok ise o şair evlenmesi gerçekleşmemiştir. Evli şairler bazen evli şairler ile geçinirler bazen de geçinemezler. Geçinemeyenlerin sebebi asker…