• ÜNLÜ ŞAİRLERDEN ŞİİR ESİNTİLERİ

    Kısa Kısa Necip Fazıl Kısakürek Şiirleri

    Kısa Kısa Necip Fazıl Kısakürek Şiirleri BÜYÜK RANDEVU Büyük randevu… Bilsem nerede, saat kaçta? Tabutumun tahtası, bilsem hangi ağaçta? MESAFE Bu ne hazin mesafe iki ten arasında; Bir hali dinleyenle dinleten arsında… AZİZ EŞYA Sırma renginde pislik, dünyanın süsü püsü. Bende tek aziz eşya annemin baş örtüsü… KALMADI Bu kasvet dünyasında kalmadı özlediğim, Namaz vaktinden başka , ânını gözlediğim… SAHTE KAHRAMAN Bize kalan aziz borç asırlık zamanlardan; Tarihi temizlemek sahte kahramanlardan!!… MAYMUN Maymun: “insan bendendir, bu benim devrim” dedi; Başına bir oturak geçirdi, “devrim” dedi!!… ZARF Şafakta, namaz vakti bana uzatılan zarf; Kelime bu zarftadır, gerisi sadece harf… GÜNAH Sanırım , insanların her suçunda ben varım; Günah uzun bir kervan…

  • ŞİİRLERİM

    Rolex ve Zaman

    Zaman, felsefecilerle fizikçilerin kendilerine oyuncak edip(ya da elinde oyuncak olup) içinden çıkamadıkları çetrefil bir kavram. “Zaman mutlak,sonsuz ve dışımızda mıdır,yoksa bize mi bağlıdır? Zaman gerçek bir varlık mıdır? Sonsuza kadar hep aynı şekilde sakin ve değişmeden mi akar? Hiçbir şey yokken zaman var mıydı? Yaşlandıkça zaman neden daha hızlı geçer?” sorularıyla kendilerini de çavrelerini de bunalttıktan sonra konu saat ustalarına devredilmiş ve zamanın saat mekanizmalarına indirgenmesiyle herkes rahat bir nefes almış. O günden sonra da zamana dair en çetrefil soru ” SAAT KAÇ ? ” olmuş. Nadide bir saattir Rolex Hans Wilsdorf’un ellerinde İsviçre’nin özel bir yerinde Uçları yuvarlak çıkıntılı tacı ile Bileklerimizden düşmemecesine Doğmuştur zamanın gerçeğinde Başında ki o taç…

  • ŞİİRLERİM

    Peri Kızına 19

    Peri Kızına 19 Zamansız soğuk mat bir şehir oldu İstanbul Yalnızlıklarım diz boyu İzmir Saçlarıma hiç kar değmedi buralarda Bende kalan hatıralarından kalan ıssızlık şehri oldu Ankara Cemre düşmedi gri bir resim olan hayatıma Çıkmaz sokaklarımda hep kalan oldun soğuk aydınlığınla Alışkanlıklar bozkırda açan suikast çiçeği Hangi yana baksam vuruyorsun geçmişimden beni Heybemde yarım kalmış bir kaç gün var Bürokrat umutlar ile küflenmiş artık kalanlar Korkusuz kimsesiz aç kalmış zihnimde Senden kalan yıpranmış bir kaç dize şiir var

  • EN GÜZEL ŞİİRLER

    Ben Seni Asla – Ahmet Selçuk İlkan

    Sen hayatımın en vazgeçilmez aşkı Sen uğrunda en çıldırdığım esmer Sen yolunda savaşlar verdiğim sevdam Sen uğrunda ölümlere gidip geldiğim Sen beklediğim Sen özlediğim Sen gizlediğim…   Güneş doğmayı unutabilir Sabah olmayı Yağmur yapmayı Ama ben seni asla…   Çiçekler açmayı unutabilir Kuşlar uçmayı Baharlar gelmeyi Ama ben seni asla…   Ne zaman bir şiir okunsa aklımdasın Ne zaman bir telefon çalsa karşımdasın Sen tanrımın en güzel armağanı Sen hayatımın en gerçek yalanı Sen bütün huylarımı ezbere bilen Sen gözyaşlarımı en iyi silen Sen dünyanın en güzel kadını   Sen yemeğimin tuzu Yüreğimin buzu Anasının en güzel kızı Sen kalbimde en tatlı sızı Sen bütün varlığımın en sevimli hırsızı Sen…

  • YAŞAMAK MI - YAZMAK MI

    Şairler Yalnızlığı Severler

    Yalnız kalmayı istediğiniz zamanlar ile yalnızlıktan sıkıldığınız zamanların yüzdesi nedir bilmiyorum lakin biz şairler yalnızlığın sayfalarımıza çökmüş halini hep sevmişizdir. Yalnız kalmak içimizden gelenler ile başbaşa kalmanın tarifidir.  Attila İlhan ‘ Yalnızlık ‘ şiirinde  Bu gece dağ başları kadar yalnızım  Çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından ……. diyor ya o misal geceyi örteriz kalemimizin üstüne, parmaklarımızdan dökülen belki de renk renk çiçekler, sevinçler, hüzünler suretinde. Anlatamadıklarını ifade etmeye çalışır şair zor olanı başarmak gayretiyle, şiir yazabilmek lütfedilmemişse şair kula ne kuş yakalar ağzıyla, ne kısa cümleler dökülür hokkasından yazıya. Şair olmak zordur kimse şair sıfatını kendisine koymasa da, şiir yazmak ne zordur yalnız kalınmadıkça.

  • NASIL YAZIYORLAR

    Tuba Bulgur Şiirlerini Nasıl Yazıyor

    Tuba Bulgur değer verdiğim hikayeler.net’in üyesi, yazarı, şairi ve editörüdür. Şiirlerinde ve yazılarında kullandığı uslüp ile sevilmiş, beğenilmiş ve saygı görmüştür. Bizde Şiirler Asla Bitmemeli.com olarak Tuba Bulgur’a şiirlerini nasıl yazdığını sorduk ve Tuba hanım da sorumuzu kendine özgü ifadeleriyle yanıtladı : ‘Ne zaman şiir yazası gelir insanın? Aslında pek bilmiyorum. Duygularım dolup dolup taştığında da yetiyorlar bana kelam. Hakkını yemeyelim, Allah bereket vermiş onlara. Ben de yetişebilmişsem yazıyorum. Suyun durgun akanıdır aslında şu kâğıda düşen kelimeler. Beterdirler, onlardan korkulur. Konuşamamışım, ben de kelimenin kulağını çekip kâğıda bırakıyorum. Ne yapayım? Yazıyorum. Pek aksettiremediğim bir iç dünyam var. Hal böyle olunca kabak şiirin başına patlıyor sanırım. Şiire şükranlarımı sunuyorum. Üslubu beyan, aynıyla…

  • EN GÜZEL ŞİİRLER

    Hilmi Yavuz dan

    şairler ! yine garip , yine yenik perdeler … kumlar gibi kapandığı yerdeler, çölün… o da hırkasına kapandı;   üşüyor, öyle derin üşüyor ki hırkası hırkamla örtüşüyor, ört üşüyor ! ve bizi ki, başkası olmalara doğru güden Zaman’dı… Hilmi Yavuz

  • EN GÜZEL ŞİİRLER

    Şiirin Dudağı / Meryem Ateş

    Ben İnce bir şiirdim dudağımın üstünde Bazen güler bazense içli içli ağlardım gizlice Şiirdim ya Efkârımın üstüne giyinirdim dertli dertli Bir elim doğunun bereketini Bir elimse batının yükselişini gizlerdi Selamlardım Karadenizi, heybeti fikrimi gizlerdi. Öyle ya daha on sekizdi düşüncelerim Yeni yeni filizlenen aşkı bilirdim Yazılırdım rutubetleşen defter yapraklarının üstüne Bazen küfrederdim, bazense koşa koşa giderdim mutsuzluğa

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Kum ve Köpük Kitabına Bir Bakış

    Kendini “ Ben ne bir sanatçı,ne de bir şairim.Ben bir sisim;herşeyi örten,ancak hiçbir zaman bir araya getirmeyen bir sis.” cümleleriyle tanımlayan Cibran eserlerinde 20. Asrın hem felsefe hem de şiir geleneğine eklemlenebilecek bir yapıyla çıkıyor karşımıza.Deyiş yerindeyse kavramın ve imgenin sınırlarını ihlal ediyor,zorluyor,bazen de keskinleştiriyor.Sonsuz bir metnin kıyısında dolaştırıyor okuru;insanın evrensel yazgısının türküsünü çağırıyor.Buda’dan,İncil’den,Kur’an’dan,Tevrat’tan,kadim metinlerden,Nietsche’den,Blake’ten esintilerle dolduruyor ruhumuzu.

  • EN GÜZEL ŞİİRLER

    Zaman Bekçisi / Lemide

    bugün de muhabbetteydik şiirle nefesi kesilmiş ağlamaya utanan çocuklar gibi acıkmayacak, hiç üşümeyecektik toprağı deşeledi feryatlarım kıskanç bir kader çizgisinde kaybettim yolumu silindi önümden farkına varmadan izler bırakmadım geride bu yolda düşmeyecek bir daha ayaklarımız fesleğen kokulu bir anne düştü dudağımın ucundan

  • ÜYELERİMİZDEN GELENLER

    susMA Zamanı

    Zamansız kopmuşsa kızılca kıyamet yüreklerde bakışlar yıkıyorsa küçük dağları yerinde sıkılmışsa var gücüyle sabrın yumrukları bin ah işitiliyorsa sessizliklerde “boynu bükük asil susuşlar” ondandır. Sönmüşse biçare gözlerin nuru körelmişse sevgi mateminde umutlar yanmışsa hasret mumu beklenen vuslata kanamışsa yaşlar gözpınarında “mecalsizce yalpalayıp gezmeler” ondandır. Diyar diyar savrulmuşsa gönüller beyhude uğurda ay ışıgı kararmışsa gece yar’in koy’unda

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Şiir Ne Zamandan Beri Vardır ?

    Duygu ve düşüncenin en yoğun, en saydam anlatım biçimi olan şiir, ilk insanla birlikte var olmuştur. İnsanoğlu zaman içinde olgunlaşıp gelişirken, şiir de onunla birlikte oluşmuş; adım adım insanı izlemiş; onun duygu, düşünce ve hayallerini, estetik heyecanlarını ifade etmede daima ön planda bir görev üstlenmiştir. Gerçekten de şiir, farklı işlevlerle de olsa, seçkin bir dil ürünü olarak her çağ ve toplumda vardır ve hep öncü görevindedir. İnsan tarih boyunca kendisini en iyi şiirle anlatmış ve tanıtmıştır. Böylece şiir insanın ayrılmaz bir parçası olmuştur. İnsanı maddi ve manevi dünyası içinde bir bütün olarak kavrayan şiir, bütün bir edebiyat demektir. Eğer çiçek bahçesinin sultanı gül ise, edebiyat

  • EN GÜZEL ŞİİRLER

    Başlığı Sevmeyen Şiir

    Zamanı ıslatır karanlığa yağan yağmurlar Büyür kısacık bir yol Upuzak bir boşluğu andırır isteksiz attığımız adımlar İçimizde kanar durur beyaz hüzünlü zambaklar Her yaprağa bulaşır damla damla kanlar Üşüyen bedenler değil, buzlaşan ruhlar Üşüyen tenden düşen arzular Soğuyan rüyalar Bir yalan olur inanç, inanca inat Yükselse de ilahsal melodiler, işlemez yüreğe Bir şiire nefes veren o büyülü duygular