ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

Turan Karataş / Edebiyat Ortamı Şiir Yıllığı

Sosyal Medyada Paylaş:

Mustafa Aydoğan’ın hazırladığı yıllığın bu yıl ikincisi çıktı. Daha şimdiden bir etki alanı buldu kendisine. Sanki, şiir bağlamında, yıllardan beri mağdur ve mazlum olan bir kesimin sesi oldu. Tarafsızlığın kısmen mümkün olabileceğini gösterdi. Başka türlü söylersek, ideolojik duyu bozukluklarına kapılmadan da yıllık hazırlanabileceğini somutlaştırmış oldu Aydoğan. Dikkatini daha çok gençlere yoğunlaştırdı. Bağlı kaldığı seçme ölçütlerinin ilki iyi; ikincisine iştirak edemiyorum. Şöyle diyor: “Öyle ‘hazır’ şairlerim yok. Şiire bakmaya çalışıyorum. Sadece, şiire. Tabii ‘adama’ da bakıyorum. Niye bakmayayım ki! Tek tük iyi şiir kimseyi kurtarmaz. Neler yazmış, neler yapmış, nereye gidecek, ne olacak; düşünüyorum elbette.” Kimin nereye gideceğini, ne yapacağını kestirmek güçtür. Biz ancak hâlihazırdaki duruma bakarak bir sonuca varabiliriz.

Aydoğan, bu yıl yaklaşık 4500 şiir okumuş yıllığı hazırlarken ve bunlardan 126′sını seçebilmiş. Buna rağmen Türkiye’de az şiir yazıldığını söylüyor. Aynı kanaatte değilim. Aydoğan’ın okuyamadıklarını, göremediklerini de yukarıdaki sayıya dahil edersek, kendi deyişiyle “şiirle yorumlamayan, şiire dikkat kesilmeyen, şiiri beğeni ölçüsü olarak görmeyen bir çağda” çok değil mi, yayımlanan bu kadar şiir! Bir yerde bir yanlışlık yok mu dersiniz? Acaba, kabaca 10 bine yaklaşan bir yılın şiir ürünleri içinden 50 sene sonra hatırlanacak, okunacak şiir olacak mı?

Mustafa Aydoğan’ın yıllığını okurken sayfa kenarlarına şu notları düşmüşüm: Şairlere yönelik belirlemelere epeyce kafa yorulmuş, kimi şairlere dair ciddi tespitler var. Dizeler seçkisi başarılı, iyi örnekler alınmış. Çünkü güzel dize seçmek güçtür. Semih Poroy’un karikatürü, şiir seçkileri arasına değil de, poetik metinlerin başına yahut sonuna konsa daha iyi olurdu. Ergun Tavlan’ın “Turgut Uyar Confessional”, Tarık Günersel’in “Travma” adlı metinlerinin şiir yıllığına niçin alınmış olabileceğini düşünmeden edemedim. Birincisinde tek bir ses taklidi sözcük “mıy mıy” farklı şekillerde tekrar edilmiş, diğerinde ise başlıktaki kelimede bulunan altı harf dağınık bir vaziyette yazılmış. Hepsi bu. Ben şahsen bunların bir buluş olduğunu, yenilik getirdiğini, bir zekâ parıltısı taşıdığını düşünmüyorum. Aydoğan kendisinden şiir koymamış yıllığına, doğrusunu yapmış.

Yıllıkla ilgili olarak birkaç teknik iyileştirme yapılmalı eğer önümüzdeki yıllarda çıkmaya devam edecekse. Meselâ, şiirlerin altında, alındığı dergilerin adıyla birlikte sayı numaraları da belirtilmeli. Mısraların içinden alındığı şiir adları da eğik değil, tırnak işareti içinde yazılmalı.

Beğenelim beğenmeyelim, sevelim ya da yerden yere vuralım, eksik fazla, şöyle ya da böyle, şiir yıllıklarının çıkmasında fayda var. Sadece şiir yıllıkları değil, diğer türlere dair yıllıklar da hazırlanmalı. Zaten az okuyan, arama, bulma, alma, okuma zahmetine katlanamayan okuyucu kitlesi, hiç değilse bu türden kitapları okuyarak yaşayan edebiyata ilişkin bir fikir sahibi olabilirler. Nitelikli edebiyat ürünlerini bir araya getirecek, o türe dair o yılın önemli notlarını kayıt altına alacak böyle kitaplar, bugünün ve geleceğin araştırmacıları, edebiyat meraklıları için bir kaynak vazifesi görecektir.

(YENİ ŞAFAK KİTAP EKİ,13.04.2011) ALINTI  Linki ( www.edebiyatortami.com )

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Leave a Reply

error: Content is protected !!