• ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Ünlü Edebiyatçıların Şiir Üzerine Düşünceleri

    “Şiir, büyük zekâların rüyalarıdır.” Lamartine   “İlimsiz şiir, harcı ve hesabı olmayan duvar gibidir.” Fuzûli   “Şiir öylesine ayrı, öylesine apayrı bir dildir ki başka herhangi bir dile çevrilemez hatta yazılmış olduğu kendi diline bile…” Jean Cocteau   “Bir şiir yalnız o şiire giren değil, bir de girmeyen sözcüklerden meydana gelir.” Salâh Birsel   “İlk dize tanrıdandır.” Valéry   “En az sözcükle yazmalı şiiri.” Fazıl Hüsnü Dağlarca   “Güzel ve mükemmel bir şiiri tamamladıktan sonra, şairin on yıl dinlenmeğe hakkı olmalıdır.” Rainer Maria Rilke   “Şiir sıradan bir dil değildir. “Şiir” düzyazıya çevrilemeyen dildir.” Ahmet Haşim   “Şiirde anlam, bir çam ağacının kabuğuna sızmış bir çam sakızına benzer. O, ozanın…

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Divan Edebiyatının Genel Özellikleri

    Türk Edebiyâtının bölümleri içinde en uzun süreli olanı Divan Edebiyâtıdır. Bu edebiyat, 13. yüzyılda Hoca Dehhânî’yle başlar, 19. yüzyılın sonlarında Şeyh Gâlip’le sona erer. Dîvân Edebiyâtında çok büyük oranda şiir yazılmıştır. Bu yüzden Divan edebiyâtı şiir edebiyatıdır. Dîvân şiirleri, gazel, kaside, mesnevi, rubâî, tuyuğ gibi nazım şekilleriyle yazılmıştır. Ayrıca, dîvân şiirleri konularına göre de adlandırılmıştır. Ölüm şiirlerine mersiye; yergi şiirlerine de hicviye denilmiştir. Dîvân Edebiyatı, yüksek kesim insanlarının edebiyâtıdır. Çünkü bu süslü, sanatlı edebiyâtı, ancak medrese öğrenimi görmüş insanlar anlayabilmiştir. Bu insanlar, saray veya çevresinde yaşamıştır. Dîvân şiiri mazmuncudur. Mazmunculuk, belli kavramların belli şeylere benzetilmesi demektir. Yani, Divan şiirinde bazı kavramların, kalıplaşmış benzetmelerin dışına çıkılmadığı görülür. Sözgelimi, sevgilinin boyu, serviye;…

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Şiir BusinessWeek formatına uyar mı ?

      Borsanın neden tepetaklak gittiği ya da doların neden yükselme eğiliminde olduğuna dair bir konuşmanın tam orta yerine girip, bir dörtlük okusam: “Gözlerim gözlerinde dinlenirken eriyor, Eriyor yaklaşırken dudağına dudağım. Zerrelerim çözülmüş gibi sesler veriyor, Ben sıcak bir denize inen buzdan bir dağım. Yanında damla damla bittiğimi duyarım, Yoklarım yerinde mi yüzüm, alnım, saçlarım? Bir göğüs geçirerek derim ki: ‘Yine varım, Fakat bir rüya gibi şimdi kaybolacağım.’*** Bir gün, için içimde neyim varsa alacak, Varlığım bir su olup kabından boşalacak, Benden nişan olarak kucağında kalacak Boş bir yığın: Elbisem, gömleğim, boyunbağım.” Ortalık buz gibi mi olur, yoksa etrafı bir sıcaklık mı kapsar? xxx Hiç aldırmadan, konuşmaya devam etsem: 18 Mayıs…

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Şiir Hakkında bazı düşünceler – Ahmet Haşim

    Biz bu satırlarda, şiirde anlam ve açıklığın ne değerde şeyler olduğu hakkında kendi degerlendirme va kanılarımızı söylemekle yetineceğiz. Her şeyden önce şunu itiraf edelim ki şiirde anlamdan ne kastedildiğini bilmiyoruz. Düşünce dedikleri bayağı yorumlar yığını mı, öyku mü, uyaklı yazı mı ve açıklık, bunların sıradan akıllarca anlaşılması mı demektir? Şiir için bunları zorunlu varsayanlar, şiiri tarih, felsefe, söylev ve guzel konuşma gibi bir sürü söz sanatlarıyla karıştıranlar ve onu asıl görünüş ve belirtilerinden seçip tanıyamayanlardır. Oysa ki şair, ne bir gerçeklik habercisi, ne güzel konuşma yapan bir insan, ne de bir kanun koyucudur. Şairin dili düz yazı gibi anlaşılmak için değil, fakat duyulmak üzere oluşmuş, müzik ile söz arasında, sözden…

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Hüsn ü Aşk ve Şeyh Galip’in Şiir Anlayışı

    Klâsik Türk edebiyatının son büyük temsilcisi sayılan Şeyh Gâlib’in “Hüsn ü Aşk” adlı kitabı, onun şiir anlayışının özeti gibidir. Bu eser yalnız Türk edebiyatının değil, dünya edebiyatının da numune-i imtisallerinden sayılmaktadır. Zira eser, klâsik bir aşk mesnevisinden öte hususiyetler taşımaktadır. Hüsn ü Aşk; edebî, tasavvufî, sosyal, hatta siyasî hususlara getirdiği tenkidlerle de dikkat çekmektedir. Gâlib’in şiir anlayışını “Hüsn ü Aşk” adlı eserini temel alarak açıklamak zannımızca en doğrusu olacaktır. Hüsn ü Aşk, “Eski şiirde tenkid yoktur”, hükmünü verenlere, müşahhas bir cevaptır. Sadece Şeyh Gâlib değil, onun gibi şiirin zirvelerine tırmanmış büyük şairlerin çoğu, şiirle ilgili görüşlerini hiç olmazsa eserlerinin satır aralarına serpiştirmiş ve doğrusu kendi zamanlarını da aşan tespitleriyle şairlik…

  • ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

    Şiir hakkında Birkaç Söz

    Şiir, içinde kendimizi bulduğumuzdan dolayı değer kazanan bir yaratı değildir. Şiir, içinde kendimizi kaybettiğimiz bir arayışın ta kendisidir. Varlığın girdabında evrilen ve bir türlü huzur bulamayan ruhların ahenkli çığlığıdır şiir… Varlığını, var olan hiçbir şeyle tatmin edemeyen ademoğlunun, son raddesine varmış tedirginliğini haykıran isyanlı bir kabullenişin hikayesidir şiir… Malzemesi herkeste bulunduğundan kolaylıkla hakkında yorum yapılan bir mevzudur. Öyle bir şey ki; hançereden çıkan titreşimleri muhatabının zihninde yüce bir abide haline getirir. Öyle bir şey ki; söyleyenini kendinden geçirir, okuyanına kendini buldurur. Varoluşun bulutundan nem kapmış, devasız derde düşmüş gönüllerin mehtaplı gecelerdeki sayıklamasıdır şiir… Bir anda gönle düşer ve tecelli edeceği kağıtları bir savaş meydanına çevirir. Şiir ciddi bir iştir! Boş…

error: Content is protected !!