ŞİİR OKULU,  ÜNLÜ ŞAİRLERDEN ŞİİRLER

Ünlü Şairlerden Epik Şiirler

Sosyal Medyada Paylaş:

gssoul_13565446319

EPİK ŞİİR NEDİR :

Yunanca “epos” sözcüğünden gelir. Destan niteliğindeki şiirlere denir. Destanlarda olağan üstü kişi ve olaylar vardır. Bir ulusun yaşamını derinden etkileyen tarih ve toplum olayları, destanın konusudur.

Günümüzde epik şiire, “hamasi şiir“, “destansı şiir” de denmektedir.

KURTULUŞ SAVAŞI DESTANINDAN

 

Saat 2.30 Ve Afyon önünde

Kocatepe yanık ve ihtiyar bir bayırdır, Altıgözler Köprüsü’nün altından

ne ağaç, ne kuş sesi, gündoğuya dönerek

ne toprak kokusu vardır. ve Konya tren hattına rastlayıp yolda

Gündüz güneşin, Büyükçobanlar köyünü solda

gece yıldızların altında kayalardır ve Kızılkilise’yi sağda bırakıp gider.

ve şimdi karanlıkta daha bizim Düşündü birdenbire kayalardaki adam

ve dünya karanlıkta daha bizim kaynakları ve yolları düşman elinde kalan
bütün nehirleri,

daha yakın kim bilir onlar ne kadar büyük

daha küçük kaldığı için ne kadar uzundular?

ve bu vakitlerde topraktan ve yürekten Birçoğunun adını bilmiyordu,

evimize, aşkımıza ve kendimize dair yalnız Yunan’dan önce ve Seferberlik’ten evvel

sesler geldiği için Selimşahlar Çiftliğinde ırgatlık ederken Manisa’da

kayalıklarda şayak kalpaklı nöbetçi geçerdi Gediz’in sularını başı dönerek.

okşayarak gülümseyen bıyığını Dağlarda tek

seyrediyordu Kocatepe’den tek

dünyanın en yıldızlı karanlığını. ateşler yanıyordu.

Düşman üç saatlik yerdedir ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtılar ki

Ve Hıdırlık tepesi olmasa şayak kalpaklı adam

Afyonkarahisar şehrinin ışıkları gözükecek. nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden

Şimali garbîde Güzelim dağları öcalıcı, güzel ve rahat günlere inanıyordu

ve dağlarda tek ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,

tek ateşler yanıyor. birdenbire beş adım sağında onu gördü.

Ovada Akarçay bir pırıltı halinde Paşalar onun arkasındaydılar.

ve şayak kalpaklı nöbetçinin hayalinde O, saati sordu.

şimdi yalnız suların yaptığı Paşalar “üç” dediler.

bir yolculuk var. Sarışın bir kurda benziyordu.

Akarçay belki bir akarsu Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.

belki bir ırmak Yürüdü uçurumun başına kadar

belki küçücük bir nehirdir. eğildi, durdu.

Akarçay Dereboğazı’nda değirmenleri çevirip Bıraksalar

kılçıksız yılan balıklarıyla İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak

Yedişahitler Kayası’nın gölgesine girip Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak

çıkar, Kocatepe’den Afyon ovasına atlayacaktı.

ve kocaman çiçekleri eflâtun

kırmızı . . . . .

beyaz

ve sapları bir, bir buçuk adam boyundaki

haşhaşların içinden akar.

 

Nazım Hikmet Ran​

 

* * * * * * *

 

KORKMA!

 

Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz.

Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz;

Düşer mi tek taşı sandın harim-i namusun,

Meğer ki harbe giden son nefer şehid olsun.

Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa,

Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa,

Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar

Taşıp da kaplasa âfakı bir kızıl sarsar,

Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;

Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;

Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz,

Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz!

 

Mehmet Akif Ersoy

 

* * * * * * *

 

ZAFER TÜRKÜSÜ

 

Yaşamaz ölümü göze almayan,

Zafer, göz yummadan koşana gider.

Bayrağına kanının alı çalmayan,

Gözyaşı boşana boşana gider!

 

Kazanmak istersen sen de zaferi,

Gürleyen sesinle doldur gökleri,

Zafer dedikleri kahraman peri,

Susandan kaçar da koşana gider.

 

Bu yolda herkes bilir, ey delikanlı,

Diriler şerefli, ölüler şanlı!

Yurt için dövüşen başı dumanlı,

Her zaman bu şandan o şana gider.

 

Faruk Nafiz ÇAMLIBEL

 

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir cevap yazın