Ünlü Şairlerden HASRET Şiirleri

ünlü şairlerden hasret şiirleri
Sosyal Medyada Paylaş:

HASRETİNDEN PRANGALAR ESKİTTİM

Seni anlatabilmek seni

İyi çocuklara, kahramanlara

Seni anlatabilmek seni,

Namussuza, halden bilmeze,

Kahpe yalana

Ard- arda kaç zemheri,

Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu


Dışarda gürül- gürül akan bir dünya…

Bir ben uyumadım,

Kaç leylim bahar,

Hasretinden prangalar eskittim.

Saçlarına kan gülleri takayım,

Bir o yana

Bir bu yana…

Seni bağırabilsem seni,

Dipsiz kuyulara.

Akan yıldıza.

Bir kibrit çöpüne varana.

Okyanusun en ıssız dalgasına

Düşmüş bir kibrit çöpüne.

Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,

Yitirmiş öpücükleri,

Payı yok, apansız inen akşamdan,

Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,

Seni anlatabilsem seni…

Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır

Üşüyorum, kapama gözlerini…

 

Ahmet Arif

 

* * * * * * *

 

HASRET

 

Sevgimi unutmak için seyrederim bir tabloyu, bir mermeri,

Ki ne kadar dalsa ruhum yeniden döner geriye:

Okurum düşüne düşüne okuduğun şiirleri,

Senin düşüncen geçerken üzerlerinde bir sıcaklık kalmıştır diye

 

Fazıl Hüsnü Dağlarca

 

* * * * * * *

 

HASRET

 

Şimdi tarlalarda güneş vardır.

Karlar donmuştur otların uçlarında..

Artık akşamları dinlenemem

Başım avuçlarında.

 

İçi korku dolu kış gecesi

Hiç yatağın yok mu sıcak

Dağları dolduran kır çiçeği

 

Hangi rüzgarlar seni koklayacak!

Saçlarımı kesip rüzgara ataçağım!

Ta ki haber götürsün bir gün sana!

İçimde bir şeytan var, diyor ki

Aklına ne gelirse yapsana.

 

Ben bu şiiri yazdım atlı talimde

Bulunduğum sehir İstanbul’du

Ağır ağır kar yağıyordu

Atımın yelesi bulut renginde…

 

Cahit Külebi

 

* * * * * * *

 

HASRET

 

O ki , kadını var kadına hasret;

Hasret , kelimeye ,kelimelerde.

Bir damla bal tadsa, tadına hasret;

Peşimden koştukça ufuk ilerde.

 

Allah ‘ ım eşyanın hicabındasın!

Sensin suda , kuşta, telde ses veren.

Nice hasret varsa gıyabındasın;

Aynalarda sensin seni gösteren…

 

Necip Fazıl Kısakürek

 

* * * * * * *

 

HASRET 01

 

Yüz yıl oldu yüzünü görmeyeli,

belini sarmayalı,

gözünün içinde durmayalı,

aklının aydınlığına sorular sormayalı,

dokunmayalı sıcaklığına karnının.

 

Yüz yıldır bekliyor beni

bir şehirde bir kadın.

 

Aynı daldaydık, aynı daldaydık.

Aynı daldan düşüp ayrıldık.

Aramızda yüz yıllık zaman,

yol yüz yıllık.

 

Yüz yıldır alacakaranlıkta

koşuyorum ardından.

 

Nazım Hikmet

 

* * * * * * *

 

HASRET 02

 

Denize dönmek istiyorum!

Mavi aynasında suların:

boy verip görünmek istiyorum!

Denize dönmek istiyorum!

 

Gemiler gider aydın ufuklara gemiler gider!

Gergin beyaz yelkenleri doldurmaz keder.

Elbet ömrüm gemilerde bir gün olsun nöbete yeter.

Ve madem ki bir gün ölüm mukadder;

Ben sularda batan bir ışık gibi

sularda sönmek istiyorum!

Denize dönmek istiyorum!

Denize dönmek istiyorum!

 

Nazım Hikmet

Sosyal Medyada Paylaş:
Ophelian hakkında 1912 makale

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın