Ünlü Şairlerden İstanbul Fethi Şiirleri

ÜNLÜ ŞAİRLERDEN İSTANBUL FETHİ ŞİİRLERİ

FETİH MARŞI

Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;

Dağlardan çektirilen, kalyonlar çekilecek;

Kerpetenlerle sûrun dişleri sökülecek!

 

Yürü; hâlâ ne diye oyunda, oynaştasın?

Fâtih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!

 

Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden

Senin de destanını okuyalım ezberden

Haberin yok gibidir taşıdığın değerden

 

Elde sensin, dilde sen; gönüldesin, baştasın

Fâtih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!

 

Yüzüne çarpmak gerek zamânenin fendini!

Göster: kabaran sular nasıl yıkar bendini!

Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini!

 

Şu kırık âbideyi yükseltecek taştasın;

Fâtih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın

 

Bu kitaplar Fâtih’tir, Selim’dir, Süleyman’dır;

Şu mihrab Sinânüddin, şu minâre Sinân’dır;

Haydi, artık uyuyan destanını uyandır!

 

Bilmem, neden gündelik işlerle telâştasın

Kızım, sen de Fâtihler doğuracak yaştasın!

 

Delikanlım! işaret aldığın gün atandan!

Yürüyeceksin! Millet yürüyecek arkandan!

Sana selâm getirdim Ulubatlı Hasan’dan!

 

Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;

Fâtih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!

 

Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin!

Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!

Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın

 

Yürü, hâlâ ne diye kendinle savaştasın?

Fâtih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!

 

ARİF NİHAT ASYA

*

İSTANBUL’UN FETHİ

Beş yüzüncü yıldönümü için:

I

Gün batmada İstanbulun üstünde Haliçten,

Bir renge bürünmüş yanıyor Marmara içten.

Durgunlaşıp engin, silinirken kırışıklar,

Oklar gibi fışkırmada her yandan ışıklar…

Bir penbe bulut bağrı delinmiş kanamakta,

Yorgun uyuyan tekneler altında uzakta.

Altındır ufuk çizgisi, altındır akisler,

Altın tozlu hainde iner her yana sisler…

Durgun sular üstünde kesik vakvakalarla,

Uçmakta gümüş martılar, altın gagalarla.

Gök şimdi yeşil, şimdi kızıl, şimdi turuncu,

Camilerin andırmada mermerleri tuncu

Kandır dağılan şimdi günün battığı terden,

Kandır sızan etrafa alev pencerelerden.

Kandır görünen Fatihin altın aleminde,

Fethin yine İstanbul o en kanlı deminde:

II

Mevsim mayısın sonları, yaz başlamış artık,

Gittikçe açılmakta, dağılmakta karanlık.

Her şey hareketsiz, ağaran tan yeri sessiz,

Kalmış gibi şehrin sarılan bağrı nefessiz…

Bir korkulu rüyayı yataklarda sayıklar,

Dalgın uyuyanlar beraber uyanıklar…

Bir saltanatın son gününün korkusudur bu!

” – Türkler hareketsiz duruyor, bir pusudur bu!”

Kostantin ümitsiz, saray erkanı telaşta

Surlarda Bizans askeri, Jüstinyani başta!

Çarpmakta bugün bir yeni korkuyla yürekler,

Zağnos Paşa bir yanda hücum emrini bekler.

TURHAN Bey uzaklarda yakıp yıkmada hâlâ!

Bir yandan o Beylerbeyi korkunç Karaca’yla,

Türk ordusu İstanbulu sarmış çepeçevre,

Dünya girecektir bu sabah bir yeni devre!

III

Birdenbire gökkubbe dolar velvelelerle,

Atlar koşar ön safta kabarmış yelelerle!

Tozlarla, dumanlarla karışmakta ateş, kan…,

Yer yer tutuşur toprağın altındaki volkan!

Mızraklar uçar, oklar uçar, taşlar uçarken,

Burçlar yıkılırken, kesilen başlar uçarken,

Etrafa saçılmakta cehennemden alevler,

Tunç topların ağzıyla homurdanmada devler…

Her hamleyi bir hamle kucaklar yeni baştan,

Jüstinyani bir sedyede kaçmakta savaştan!

Bir burca zafer sancağı dikmiş Ulubatlı…

İlk hızla girer Topkapıdan yirmi bin atlı!

“Türkler geliyor!” çığlığı aksetmede dağ dağ,

Bir çağ kapanır böylece, başlar yeni bir çağ

Rum Kayseri’nin kellesi bir mızrak ucunda,

Şarkın eşi yok incisi Türkün avucunda!

IV

Ey Kayser, öğünsen yeridir kanlı başınla,

Tarihe adın geçti o erkek savaşınla!

Ey Fatih, iraden gibi kuvvetli bir elde,

Dünyanın asırlar boyu göz koyduğu belde!

Ey ünlü kumandan paşalar, tuğlu vezirler,

Ey tulgalı erler, ağalar, beyler, emirler…

Haşmetli zafer menkibeniz geçti şafaktan,

Gördüm, düşünürken sizi beş yüz yıl uzaktan!

Ey mutlu ışık beldesi, nurunla yıkansın,

Her türlü hiyanet dolu tarihi Bizansın!

Artık savaşın hüsnüne hayranlık içindir,

Artık zaferin şi’r için, insanlık içindir.

Sihrinle, füsununla, gururunla, nazınla,

Altın Halicin, Marmaran, aşık Boğazınla,

Endamını sarmakta ipek tüllü karanlık,

Türkün güzel İstanbulu mesut uyu artık!

ORHAN SEYFİ ORHON

*

 

Ophelian hakkında 1879 makale
Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın