ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

Yazılmamış Yazılar Yazmak İbrahim Kilik

Sosyal Medyada Paylaş:

Meşhur bir söz vardır, “Gök kubbe altında söylenmemiş söz yoktur.” diye. Buna rağmen yazı çizi işi ile iştigal eden her fani özgün söz söyleme iddiasına bilmeden veya bilerek soyunmuştur. Tabiri caizse hurufat bahçesinden koklanmamış gül dermeye çalışan bahçıvan misalidir şair ve yazar takımı. Bu iddia sahiplerinin baş belası intihal ve ilham denilen ikilidir.

İntihal denilen iş her zaman kelimesi kelimesine olmaz. Bazen de çağrışım sınırları içinde meydana gelir. İşin erbabınca anlaşılır. Her ikisini de anlayabilmek için okuyucu takımından olmak lazım gelir. Meşhur şair Rainer Marian Rilke, “ilk mısra Allah’tandır gerisi emektir.” der şiir için. Böyle bir anlayış ve yaklaşım bu satırları karalamaya çalışan fakir tarafından da benimsenen bir anlayıştır.

Aslında her şair ve yazarın, daha doğrusu kalıcı olmak isteyen şair ve yazarın özgün sözler söylemeye çalışması bu yolda emek harcaması gerekir. Bu gerçeğin yanında farkında oluruz olmayız; her kalemin, etkisi altında kaldığı başka bir kalem mutlaka vardır. Bu durum yazar veya şairin bilinçaltına yer etmiştir. Bu etki altında kalma kaçınılmazdır. Önemli olan bu etkiyi kelimesi kelimesine yansıtmak değil, kendi potasında eritip yeni bir bileşik ortaya koymaktır. Kendi potasında eriten özgün, bunu başaramayan taklitçi sınıfına dahil olur ki bu bir kalem için en acınacak durumdur.

Asıl olan Yüce Yaratıcı’ nın eserlerinden ilham alarak onun verdiği yeteneklerle güzellikler ortaya koymak olmalıdır. Yazılmamış yazılar yazmak hedefe konulursa, yazar veya şair özgün söz söyleme iddiasında bulunmasa da yazdıklarıyla okuyanı ve duyanı etkileyecektir.

Harflerin ışıltılı dünyasına dahil olmanın güzelliğini yeni söyleyişlerle taçlandırabilenler hoş bir seda bırakma bahtlılığını yakalayanlardır. Bu hususta Divan Şiirimizin iki ustasına kulak vermemiz elzemdir. “Suya versin bağban gülzârı zahmet çekmesin/Bir gül açılmaz yüzün tek verse bin gülzâra su.” diyen Fuzûlî ile “Avazeyi bu cihana Davut gibi sal/Bâki kalan bu kubbede bir hoş seda imiş.” diyen Şair Bâki’yi. Yani mükemmel varken ya daha mükemmelini yapacaksın, ya da … Bir de hoş seda bırakacaksın. Bundan gayrısı abesle iştigalden öte geçmez. Yazılmamış yazılar yazamasak da yazılmışların gölgesinde huzur bulmakla avunuyoruz. Yazılmamış yazılar yazabilenlere selam olsun…
20.05.2016 İbrahim Kilik

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!