YILDIZELİ SİVAS

Sosyal Medyada Paylaş:

YILDIZELİ SİVAS

Hasretlik sarıyor inan her yanı
Sılayı çekiyor insanın canı,
Sözü uzatmayım; ben Yenihan’ı
Öyle özledim ki; göresim geldi.

Gözlerimde Hamamcoğul Çayırı
Alibolillerin yokuş bayırı,
Şiir değil,bil ki bu bir duyuru
Öyle özledim ki; göresim geldi.

Çermik tepesinde sarı taşları
Fayık’ın Hacı’nın dönen kuşları,
Ekmek paylaştığım arkadaşları
Öyle özledim ki; göresim geldi.

Etyemez’de yakalardık balığı
Bozuk olurdu Resso’nun kılığı,
Berber Sebati’yi,yani Kalık’ı
Öyle özledim ki; göresim geldi.

Daim yaşıyorum ben bu hasreti
Hocaların telaşeli Saffet’i,
İbraham Emmi’min oğlu Ahmet’i
Öyle özledim ki; göresim geldi.

Yıllar geçip artırıyor acıyı
Ana,baba,gardaşları,bacıyı,
Apuş Dede’nin torunu Hacı’yı
Öyle özledim ki; göresim geldi.

Harmanları,düzlükleri,dağları
Han Irmağı’na attığım ağları,
Kömbeleri,katmerleri,yağları.
Öyle özledim ki; göresim geldi.

Anşa’nın Gölü’ne dalıp yüzmeyi
Dörtyola doğru dolaşıp gezmeyi,
Masatı,orağı,örsü,kazmayı
Öyle özledim ki; göresim geldi.

Benek benek olurdu boyunları
Tuz yalatıp,sulardık koyunları,
Kuzularla oynardık oyunları
Öyle özledim ki; göresim geldi.

Bizim deli tutuyordu Fener’i
Yenilince kovalardı Soner’i,
Cimbomlu Ali’yi,bir de Ömer’i
Öyle özledim ki; göresim geldi.

Yemlikleri,kavurgayı,hediği
Kavak dalından yaptığım düdüğü,
Çulluların kara başlı güdüğü
Öyle özledim ki; göresim geldi.

Mahallede herkes tezek yakardı
Bütün Yıldızeli tezek kokardı,
Baykuş Hasan melul melul bakardı
Öyle özledim ki; göresim geldi.

Tel örgünün arasından dalardık
Hastanenin güllerini yolardık,
Horoz şekerleri alıp yalardık
Öyle özledim ki; göresim geldi.

Akşam yedi gibi gelirdi sığır
Nefesim kesilirdi, bağır bağır,
İnekler sağılırdı, ağır ağır
Öyle özledim ki; göresim geldi.

Mustafa Emmi kağnıyla geçerdi
Suçatında çevlükleri biçerdi,
Diz kılarda gözeden su içerdi
Öyle özledim ki; göresim geldi.

Bulgur kaynatırdık; bakır kazanı
Pirsultan’ı,bizim koca ozanı,
Eli kalem tutan,şiir yazanı
Öyle özledim ki; göresim geldi.

Demircinin Osman her gün içerdi
Koca evi gözleri zor seçerdi,
Kimi zaman görmez,dümdüz geçerdi
Öyle özledim ki; göresim geldi.

Nüfusçu Sefer olmuştu emekli
Kutlamıştı eğlenceli,yemekli,
Siyah bir şapkası vardı,terekli
Öyle özledim ki; göresim geldi.

Yerken batırırdı onları bala
Sonra bıyığını burardı Pala,
“Midem kalktı! ”derdi Pakize Hala
Öyle özledim ki; göresim geldi.

Pasaklı Zeyno’nun değer nazarı
Anası Hatça’dan yerdi azarı,
Ne güzeldi Yıldızeli Pazarı
Öyle özledim ki; göresim geldi.

Tam altı ay bürünürdü beyaza
Meydan okurduk, donduran ayaza,
Kısmet olursa giderim bu yaza
Öyle özledim ki; göresim geldi.

İSMAİL MALATYA halim çok beter
YILDIZELİ SİVAS burnumda tüter,
Yeter be bu kadar hasretlik yeter
Öyle özledim ki; göresim geldi.

İSMAİL MALATYA

Sosyal Medyada Paylaş:
Ophelian hakkında 1946 makale
Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

1 yorum

Bir yanıt bırakın