EN GÜZEL ŞİİRLER

Yıllık Yıllık Matitas

Sosyal Medyada Paylaş:

Bugün de Süreyya’nın milenyum şiiri üstüne yazdığını okudum. Türkiye’de şiirin nasıl izlendiği şiirin kendisinden daha keyifli bir konu haline gelmeye başladı. Süreyyya yazısının bir yerinde şiir yıllıklarıyla ilgili şöyle bir not düşmüş:

Bağlantılı bir konu gibi geliyor: şair kadrolarının yılda bir sayımdan geçtiği şiir yıllıkları meselesi. Şiir yıllıkları şiirimizin en geri kafalı olgusu galiba bugün. Şiirde box office yok diye sevinecekken bize başka bir liste mantığı veriyor. “Şiir yıllıklarının aleyhine düşünme, en azından birilerinin şiir dergilerini her yıl kanıtlamaya yarıyorlar” diyen kötümser dostuma hak veremiyorum doğrusu, bana aksine yıllıklarla düşünen bir şiir ortamı kendi düşünmesini baltalıyordur gibi geliyor. Ve Türk şiirinin düşünme ve tartışma dinamizmi sözgelimi Türk öykücülüğünden çok çok daha güçlü ve boyutlu; hiç de öyle bir köşeye sıkışmışlık yok.

Yıllıklarla ilgili Süreyyya’nın her cümlesine katılıyorum; üstelik yazıda geçen “kötümser dost” çok büyük olasılıkla benim,  çünkü yıllık hazırlamanın şiirin izlenmesi adına hiç değilse bir emeğin işareti sayılabileceğini düşünüyordum. Yazıyı okuduktan sonra aslında bu yıllıkların hiçbirine ilgi göstermediğimi anımsadım. Kafama dank etti. Dergilerin eki olarak verildiğinde açıp bir okuyorum, daha doğrusu göz atıyorum, çoğunlukla en son sayfalara bakıp U19, U21 ve belki U16 klasmanında kimlerin adının geçtiğini anlamaya çalışıyorum. Çünkü kendi ölçütlerini ortaya koyan her şiir çevresinin ya da şiir eleştirmeninin gençliği ya da genç edebiyatı nasıl kurgulamaya çalıştığı önem taşıyor. Şiir açısından değilse bile şiire nasıl tahakküm kurmak istediklerini anlamak açısından… Bu bile o yıllığa göz atmak için bir heves uyandırmıyor. Bu heyecansız derlemelerin yersizliği konusunda sanırım Süreyyya haklı. Bu yıllıklardan biri elime geçerse tıpkı gazeteleri okuduğum gibi üstünkörü ele alıyorum. En berbat yanları da güncel şiiri bile birkaç dakika içinde eskitmeleri olsa gerek. Acaba bir yıllıkta adı geçtiği için sevinen genç şair kaldı mı? Adı geçmeyenlerin öfkesini de pek anlamıyorum.

Tabi bu yazıda öne sürdüğüm görüşlerin tümü kişisel; belki ileride birileri çıkıp Selçuk Orhan yıllıklar için atıp tutmuştu, ama bakın başbakan bile okuyor artık vb. diyecek. Kahin değilim, bilemem. Ama yıllık çıkardığı için övgü bekleyen ya da yıllığa girdiği için böbürlenen varsa… Ne diyeyim? Ehehehe…

Selçuk Orhan (  Alıntının Yapıldığı Link )

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Bir cevap yazın

error: Content is protected !!