ŞİİR ADINA HERŞEY BURADA

Zengin Hayaller Peşinde Bir Zarif Adam

Sosyal Medyada Paylaş:

Edebiyat okuyucularının ekseriyeti Cahit Zarifoğlu` nu şiirleriyle bilir. Onun kapalı olduğu kadar çekici olan şiiri, kendine ait bir okuyucusu kitlesi oluşturmuşsa da, aynı kitlenin şairin gazete ve dergilerde yayınlanmış muhtelif yazılarına karşı benzer bir ilgiyi göstermemesi dikkat çekicidir.

Şiirin, bütün unsurlardan arındırılmış bir şekilde -buna şairi de dâhil-  “okunması” görüşü bana çok faydalı gelmez. Zira ister şiir ister başka bir edebi eser olsun, her sanatçının poetikası, düşünce dünyası ve kurduğu özgün dil eserlerinde tam olarak ortaya çıkmaz. Bu noktada yazarın fikir ve sanat üzerine yazdığı yazılardan başka anıları, denemeleri, mektupları v.s. doğrudan ya da dolaylı olarak onun sanat dünyasına ait kodları bize deşifre eden iyi bir araç olur. Söz konusu Cahit Zarifoğlu gibi bir şair olunca bu tez daha da kuvvetleniyor.

Zarifoğlu`nun çeşitli dergi ve gazetelerde yayınladığı yazılarına iki kitapla ulaşıyoruz. Biri siyaset ve aksiyon yazılarından oluşan “Bir Değirmendir Bu Dünya”, diğeri ise düşünce, sanat ve edebiyat yazılarından oluşan “Zengin Hayaller Peşinde “.Buraya kadar yazılanlardan da anlaşılacağı üzere bu ikinci kitap üzerinde durmaya çalışacağız.

Kitabın ismi, şairin “Zengin Hayaller İçerisinde “ başlığını taşıyan ve aynı zamanda Bir Değirmendir Bu Dünya’ da bulunan bir yazısından mülhem. Kitap, bizi Yazı ve Plan başlıklı bir yazıyla karşılıyor. Yazıda, “okuyucularla” bir hikâye denemesi yapılıyor. Bu esnada Rasim Özdenören de yazıya dâhil oluyor ve her iki yazar ortaya çıkan taslaktan hareketle yazı yazma üzerine bir söyleşiye başlıyor. Burada gördüğümüz samimi üslup, Zarifoğlu’nun yazılarının ekseriyetinde, kendini hissettiriyor. Rahat ve içten olduğu kadar da ciddi bir üslup. Ciddiyetle beraber, faydacı, ufuk açıcı olmaya çalışıyor şair. Daha da önemli bir nokta var ki; o da şairin edebiyat yolunda ilerlemek isteyen, ilerleyen gençleri bir düşünme, sorgulama eylemine sevk etmek istemesi.

Yazar, okuyucuyu zihni bir gayrete yönlendirirken, bazen açıklayıcı bazen de sarsıcı bir üslup kullanıyor.”Uyan Şairim Uyan” yazısı, başından itibaren keskin hitaplarla yüksek bir tonda ilerliyor. Zarifoğlu yazısında “Benim de bir rüyam var” diyor. Coşkulu bir hava içerisinde uzun emir cümleleriyle etkileyici bir “poetika” ortaya koyuyor.

Necip Fazıl’ın vefatı üzerine yazdığı “Tek Başına Bir Okul“ ise, çok yakından tanıdığı üstada onun gözüyle bakmamızı sağlıyor. Bu perspektifte bize önemli ayrıntılar sunuyor. Kendisinden dinleyelim: “…Onun hakkında yüzlerce, binlerce yazı kaleme alındı. Birçok konuşma yapıldı. Fakat eksik bir şey vardı. Onun dikkatten kaçan, üzerinde fazla durulmamış, siyasi bir çalkantı içinde ihmal edilmiş bir yönü. Deşilmemiş bir yönü. Sanatkârlığı.”(age. s. 38)

Kitabın ikinci bölümündeki eleştiri yazılarını okuyunca Cahit Zarifoğlu’nun bir yönüyle daha tanışıyoruz. Ayrıntılardaki dikkati. Alman Dili ve Edebiyatı mezunu olduğu için edebiyatın teorik tarafına ve Batı edebiyatının geniş ve serbest anlayışına vakıf olduğunu düşünebiliriz. Bakış açısının berrak oluşunda bu vukufiyetin etkisi muhakkak ki vardır. Nitekim kitabın başlarında Batılı edebiyatçılardan bahisler açan yazar, kitabın sonuna doğru Doğunun –özelde memleketin- edebi simalarına yüzünü dönüyor. Eleştirilerinde görülen başka bir özellik de, olumsuz tenkitlerinde söz konusu ettiği eser\şahsiyetin açıklarını tüm hatları ile ortaya koymaya çalışması. Bunu yaparken, bazen sert bazen de alaycı bir tavır takınıyor.

Yazarın kitap yazıları, kuru bir tanıtımdan öte, kitabın içeriği, yazarı ve okuyucu olarak bizzat kendisinde bıraktığı izdüşümleri ile yoğrulmuş metinler olarak karşımıza çıkıyor. Seçtiği kitaplardan, satır aralarındaki ifadelerden onun tavsiye niyetini anlayabiliyoruz. Yazı konusu olan kitaplardan alıntıladığı metinlerle de tavsiyesini etkinleştiriyor.

Maske ve Hayat bölümü, Hayattan gözüne çarpıp yüreğinden kalemine düşen metinler ihtiva ediyor. Bu yazılarda, anılarından, müşahedelerinden yola çıkarak bahisler açıyor, sorular soruyor, kendi fikirlerini beyan ediyor. Son bölümde de yazarın kültür-sanat-yayıncılık gibi çeşitli konulardaki muhtelif yazılarını görüyoruz.

Şiir, hikâye, roman gibi edebi türlerde üslup, muhteva, sanat gayesi gibi poetik unsurlara; kişilere, eserlere ve fikir-sanat adına daha birçok meseleye değinen yazılardan derlenmiş olan Zengin Hayaller Peşinde, hem edebiyatımızın çok önemli bir simasının sanatının arka bahçesini bizlere açıyor hem de bugün okumak-yazmak yolunda aydınlanmaya şiddetle ihtiyaç duyan gençliğimize karşı önemli bir rehberlik vazifesi görüyor. İstifade edilmesi dileğiyle…

Not: Yazgidergisi.Com’da yazdığım bir yazı

Yazının alıntı yapıldığı Link

 

Sosyal Medyada Paylaş:

Şiirler Hiç Bitmesin İstiyorum

Leave a Reply

error: Content is protected !!